Kayıtlar

Eflatun Solmaz - Flute (Pan vs. Orpheus)

Resim
  Pan brings the spring, ass out in the air. Let the ground get some hair. Ripples through gloomy faces, comes the urge to run away, gripping the mane, breathless. Behind Orpheus, a crowd with hands below the belts— when the music stops love begins, who with whom. The flute makes forget, longing, hope, regret is erased— now it’s time to sprout. Credits Music: Eflatun Solmaz Visual composition & editing: Çağlar Simsoy  

Eflatun Solmaz - Sonsuz Sürgün

Resim
  Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Şarkılar hastalığındır, dinleyici doktor, şairse hemşire. Taşlardan seken, baharda titreşen, kiraz goncasında, kan ve öfkenin sesi, o benim. Sen! Önümde doymamacasına, durmadan tıkınan. Bitimsiz iştah, gözlerinde parlayan. Sen! Nasıl yaşadın ve ne gördün. Asla, asla sen değildin. Bu gece dolunay ve ben düşlerimde, yine başka bir yere gideceğim. Gelecekte, herhangi biri olabilirim. Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Söz: Çağlar Simsoy   Bu da Laleh Katharsis'in yorumu.

Uyduruklarla Savaş 8 - Atatürk'ü Nostradamus Sanmak

Sosyal ağların içerik yaymadaki gücü, uyduruk çoğaltmada da görülüyor. Yalana, gerçekçi bir iki küçük makyaj  yapıldığında, geniş bir kitle benimsiyor. Ardından da uyduruk, virüs gibi yayılıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün "tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili" şu sözleri dolaşıyor internet evreninde.  "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır. / 17 Aralık 1927" Bu uyduruğun Meclis tutanaklarına kadar girmesi, durumun ne kadar vahim olduğunu ve virüs b...

Mücevher D - Son Sürüm Aşk

Resim
  Ardılım geldi, bana benzemez. Temiz su veya toprak istemez. Aşk dememi olmazlarken ettin maskara. Vurdum kendimi halden bilmez satırlara. Seni öpenleri, görmeyeyim diyerek, yeşil başlı ördek gibi daldım sulara. Sen yalancı dolmalarla avuttun beni. Beğen denizinde beğenisiz kal e' mi? Özlemle ve iştahla sarıldığın şeye, senelerce yanlışlıkla dokundun di' mi? Madem yüreğimde artık bulunmuyorsun, elimle kaşıyamadığım kamburumsun. Mekik çekemeyeceksem senin yüzünden, zavallı göbeğimden de sen sorumlusun. Seni benden alan zalim tam sürüm alsın. Nasibimize kupkuru hatıra kalsın. Hain beyninin dünyaya dönük organeli, her aklına geldiğimde biraz ıslansın.

F La Tune - Metal Tadı (Full Album)

Resim
  0:01 Metal Tadı  3:43 Bazıları  7:25 Ardımda Akşam Güneşi  11:24 Yük  15:30 Yumak  19:29 Sürüm Sürreal  24:08 Süprüntü  27:25 Utangaç  31:18 Aşktroloji  34:39 Coin

Eflatun Solmaz - Akortsuz Ağıt

Resim
  Vur bakalım tellerine Karşılıklı konuşalım Sen ayrı tel ben ayrı tel Bir noktada buluşalım Öleyim demişsin Karanlık çukurun Orta yerinde Kötürüm kalmışsın Zaman akmasın Yeter dursun yerinde Hissetme artık Her günahı yüzünde Yaman bir rakip, dişli mi dişli Sırtın dönük gardın düşük Yalana sarıldın, kendini kandırdın Hançeri yedin, soluksuz kaldın Zaman akmasın Yeter dursun yerinde Hissetme artık Her günahı yüzünde Söz: Çağlar Simsoy

Eflatun Solmaz - Oblomov (Balkan Oriental)

Resim
  Hadım hamal, yük taşıyor. Gücü yettiğince, yükten kaçıyor. Uyuşukluk, üstüne yorgan. Evin içinde evin, nefesinle ısınan. Uykun gelse kurtulsan, yarattığın karanlıktan. Dört bir yana koştur, hiçbir yere varama. Gününü işle doldur, hiçbirini yapama. İmha ettin eskisini, doğurdun yenisini. Aynı adam, aynı, aynı. Boşa ömür tüketmiş, yıldızları yutuyorsun. Kendi eşsiz kubbeni, yıldızsız bırakıyorsun. Söz: Çağlar Simsoy