Kayıtlar

Eflatun Solmaz - Sen de Kimsin

Resim
  Nasıl dar gelirsin Bol kafama Dilim kilitli Elim yasaklı Nasıl anlatayım Nerden başlayayım Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Nikah masası Çekmecesinde Unutuldum Unutuldum Bu adam kim diye Soran olmadı Uslanmaz yeniden Aşk sanırsın Yara alırsın Yerden kesilişi ayaklarının Kan kaybettiğinden Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Nikah masası Çekmecesinde Unutuldum Unutuldum Bu adam kim diye Soran olmadı Ben ki hiç sevilmedim Sanki hiç sevişmedim Çerçeveden boş resminle Kim Kim Kim Kim Kim Bu adam kim. Sen Sen sen sen Sen de kimsin Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Bu adam kim Kim, kim, kim Bu adam kim Kim kim Kim kim Kim kim kim Sen Sen sen Kim Kim kim Sen de kimsin

Eflatun Solmaz - Yüksek Voltaj

Resim
  Alışınca gözler Gören gözlerce Gerçek, gündüz gibi Tüm günahlar aslında Bağıra çağıra Duyamıyorsan, azıcık yaklaş Alçak basınç, yüksek voltaj Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Konusuz filmlerin Baş kahramanı Hatırlanmak denirse O saatlere Gözyaşı misali Sil peçeteye Duyamıyorsan, azıcık yaklaş Alçak basınç, yüksek voltaj Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Göz açılır Geçmiş değişir Biri Hiç yaşamamış gibi Silinir Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden  

Eflatun Solmaz - Nohut

Resim
  "Hepsi gitti, kafamdakilerle kaldım" Kimsenin yeltenmediği, birbirine bağlamaya, o anla bu anı, yazılmış romanımız, nereye kaçabilirsin. BE… Tarih olmuş bizden kalan, yazan olsun şenlensin. Alnına mı yazılı tohum iken kavrulacağın leblebi olacağın. Sen kaba etinde duymuşsun acıyı. Kemiğe dayanmamış dayanacak elbet. kaçabilirsen kaç, kaçamazsın. Yuvarlanıp düşmek bir tava denk gelmek, "git başkasını sev" diyen bir yoldaşa. Yırtınsak da artık ayrı tektoniklerde kaldık. Kaç kalmışsa kaç son buluşma birimiz doğu birimiz batı Roma. Son bir defa geçerken yıkıntılardan toza bulandık. Hani kalplerimiz güm güm güm güm dip dibe atmış. Güm güm gümgüm ona bile irin gibi yalan bulaşmış. Güm güm güm güm Dindi ses, kalpler uzaklaştı. Güç açılmış kapılar bir bir kapandı.  

Eflatun Solmaz - Make Lovestrology

Resim
  The star your finger pointed to is gone. I’ve been scanning the sky — still nothing. My pen won’t even move, I’m drained. We blamed it on its pull, the stars behind it all. Otherwise, how could the thought of touching come at all? When you return, show me again where it falls among the stars. If we didn’t make it up, it must be somewhere — not too far. We blamed it on its pull, the stars behind it all. Otherwise, how could the thought of touching come at all?

Eflatun Solmaz - Flute (Pan vs. Orpheus)

Resim
  Pan brings the spring, ass out in the air. Let the ground get some hair. Ripples through gloomy faces, comes the urge to run away, gripping the mane, breathless. Behind Orpheus, a crowd with hands below the belts— when the music stops love begins, who with whom. The flute makes forget, longing, hope, regret is erased— now it’s time to sprout. Credits Music: Eflatun Solmaz Visual composition & editing: Çağlar Simsoy  

Eflatun Solmaz - Sonsuz Sürgün

Resim
  Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Şarkılar hastalığındır, dinleyici doktor, şairse hemşire. Taşlardan seken, baharda titreşen, kiraz goncasında, kan ve öfkenin sesi, o benim. Sen! Önümde doymamacasına, durmadan tıkınan. Bitimsiz iştah, gözlerinde parlayan. Sen! Nasıl yaşadın ve ne gördün. Asla, asla sen değildin. Bu gece dolunay ve ben düşlerimde, yine başka bir yere gideceğim. Gelecekte, herhangi biri olabilirim. Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Söz: Çağlar Simsoy   Bu da Laleh Katharsis'in yorumu.

Uyduruklarla Savaş 8 - Atatürk'ü Nostradamus Sanmak

Sosyal ağların içerik yaymadaki gücü, uyduruk çoğaltmada da görülüyor. Yalana, gerçekçi bir iki küçük makyaj  yapıldığında, geniş bir kitle benimsiyor. Ardından da uyduruk, virüs gibi yayılıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün "tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili" şu sözleri dolaşıyor internet evreninde.  "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır. / 17 Aralık 1927" Bu uyduruğun Meclis tutanaklarına kadar girmesi, durumun ne kadar vahim olduğunu ve virüs b...