Kayıtlar

film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eflatun Solmaz - Satranç

Resim
  Yağ gibi dondu dünya Yalnızca beklemekle Ömür tüketenlerin karşısında Yağ gibi dondu dünya Yalnızca beklemekle Ömür tüketenlerin karşısında Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Fesat duygular kaptan Gel kavrulmadan kal Çarkta bir kibir Kendini makine sanır Çarkta bir kibir Kendini makine sanır Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Çarkta bir kibir Kendini makine sanır

F La Tune - Binlerce

Resim
  Bin Binlerce kez uyandım ne bitmez yolculukmuş binlerce yol binlerce yitirircesine zorlarken aklımı dinmek bilmeyen sayısız sesten anladığım: uyan ey uyuyamayan kaybolmuştu kelimeler bile.. sarhoş bir beynin, ücra hücresinde, yol alıyordum. sonsuz... ışıklara doğru öğrenemedim gitti yaşamayı. olsa öğrenirdim. yaşadığım... hep rüyaydı. bin... binlerce kez uyandım laf aramızda yasak meyve yokmuş. yediğim... meyve değildi ordan anladım resimleri vardı kafamda kasap dükkanında sergilenen bedenlerin bütün incir ağaçları yapraklarını verse yine de örtemem ayıp yerlerini öğrendiklerimin bıraktıkları yerde bulsunlar diye bekledim... unuttular orda topladım hakikatin besinini. o anki halim, ne gülünçtür kim bilir. bir hayal gerçeği ararsa ne bulabilir cevap sürpriz değil bilinir... Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Bohem

Resim
   yanlış anlıyorum diye bağıran salak bir bakış deler içimi hangi işe-el atsam, çıraklıktan ustalığa, bir yalnızlık ki açlık sınırında. yazmak için aklındakini çok çırpınma... okunsa da olur unutulsa da... hiç açılmamış yapraklarda solsa da... en iyi yaptığım iş satılık değil alıcı çıkar kiloya sayar.. olsun olsun iki ekmek parası.. neden şair olayım neden yazar.. dilensem ya sapasağlam adam hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki... açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma.. okunsa da olur unutulsa da.. hiç açılmamış yapraklarda solsa da.. Spotify'da Dinle

F La Tune - Sarkaç

Resim
zayıf yanım yaram kaşınıp durursun olan bana olur en çok seni bana getireni seviyorum işte yerim aynı ne işim var burada az daha biraz daha saatler en çok seni bana getireni seviyorum Söz: Çağlar Simsoy Müzik: F La Tune Bu şarkının üç ayrı versiyonu var. Birincisi Drum and Bass tarzında. Klip Blender'da hazırlandı:     İkinci klibimiz, Battling Butler (1926) filmiyle oluşturuldu.

F La Tune - Flüt (Nature Edit)

Resim
baharı getiren Pan kıçı açıkta, daltaşak toprağı sulasa asık suratlarda dalgalanma, kaçma hevesi tıknefes yele tutuna tutuna Orpheus'un ardında eller kasıkta bir sürü müzik susunca seviş başlar kim kime dum duma flüt unutturur özlem umut pişmanlık silinir şimdi... yeşerme vaktidir Söz: Çağlar Simsoy Müzik: F La Tune

Üç Cisim Problemi Roman İncelemesi

Resim
Netflix'teki dizinin alındığı romanı merak ediyor musunuz? Yattığın Yerden Edebiyat kanalındaki bu incelemeyi izleyin.

Yanıtlamaktan yorulmayın

Resim
Krzysztof Kieslowski'nin Dekalog (jeden/1) filminden.

Çocuklar İçin Dövüş Kulübü

Resim

The Maker

Resim

An Créatúr

Loop

Resim

B E A U T Y - dir. Rino Stefano Tagliafierro

B E A U T Y - dir. Rino Stefano Tagliafierro from Rino Stefano Tagliafierro on Vimeo .

Yeraltı - Zeki Demirkubuz

Resim
Eğer Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabını okumadıysanız bu filmi seyretmeyin. Önce, elinizin altında yoksa, kitabın güzel ve özenli bir çevirisini temin edin. Sonra aceleye getirmeden tadına vararak okuyun. “Yeraltından Notlar”, günümüzden yaklaşık 150 yıl önce, Dostoyevski’nin erişilmesi güç dehasıyla ortaya çıkmış bir eser. Kronolojik olarak “Suç ve Ceza”dan öncedir. “Yeraltı insanı” kavramının anlaşılabilmesi için her iki kitabın da okunması gerek. Zaten şimdiye kadar hiç Dostoyevski okumamışsanız niye yaşıyorsunuz? Varsın bu film de eksik kalsın. Zeki Demirkubuz, iyi bir Yeraltından Notlar okuması yapmış ve filme de başarıyla yansıtmış. Yerli figürlerle yeraltı insanının bize hiç uzak olmadığını göstermiş. Dizilerde geri zekâlıları güldürmeye çalışıyormuş gibi görünen Engin Günaydın’ın filmdeki performansı alkışı hak ediyor. İzlerken ah keşke romandaki şu bölüm de işlenseymiş dediğiniz oluyor. Fakat hemen Picasso’nun resmiyle ilgili söylenen (“balığa benzemiyor”) söze ver...

Kovulmuşun Şarkısı

Alacakaranlıkta herkes dönüşür kuşlardan birine ve şakır Anayurdun yerine bir avuç gökyüzü alırsın pırıl pırıl Vatanındaki insanlar annendir Şarkıcı, hastalığın adıdır Dinleyici, doktordur Şair, Hemşire Zemine sesini çarpan baharda kiraz goncasında kanın ve öfkenin sesi O benim. Sen Hayatını nasıl yaşadın ve ne gördün Asla asla sen değildin Bu gece dolunay çıkacak Buradan başka bir yere gideceğim. Gelecekte herhangi biri olabilirim Sen önümde tıkınan! Tıkınıyorsun, gözlerlerinde iştah Alacakaranlıkta herkes dönüşür kuşlardan birine ve şakır Anayurdun yerine bir avuç gökyüzü alırsın pırıl pırıl __ Izo filminin sonundaki şiiri, İngilizcesinden kendimce çevirmeye çalıştım: