Kayıtlar

oyun etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bana küsme!

Resim
"Bana küsme! Kış değilim, yaz gibiyim. Az değilim, ayaz gibiyim, maraz biriyim. Jazz gibi biraz ama saz gibiyim. Bazen kabül kalas biriyim, tabii ki hıyara klas biriyim. Yedekte değil hep as biriyim, bazen yırtılmış kas gibiyim… Bana küsme! Tabulara mıhlanana hilti misali duygu döven bi cihaz gibiyim, yanan haz gibiyim, hiç sıkılmadığın bir vaaz gibiyim. İtiraz gibiyim, miras gibiyim, gençken tutamadığın yas gibiyim, çocuğun gülüşüne paspas gibiyim, olmazlara kumpas gibiyim…"

Sahne Dersi

İte kaka sahnede olduğunu düşün. Acınası görünürsün. Olmak istemediğin yerde, olmak istemediğin bir kişisin, rolünü beğenmemişsin. Çıkar elbet birileri, iradesini kullanarak söyleyiverir. “ Ben rolümü beğenmedim, ben oyundan çıkıyorum, benden bu kadar. Kısmet başka oyunlara ” der mi der. Ben de merak ederim. Rol müdür önemli olan yoksa oynayan mı? Rol dediğin tek bir an. Göz açıp kapayana kadar başlar ve biter. Rolü beğenmemek, kendini beğenmemektir. Kararı veren fani, kendince haklıdır. Kendini sahnede, kasılmış bir yüzle görmüştür. Genele bakıldığında yapılanlar beğenilse bile kendi haline gülüneceğini, alay edileceğini düşünmüştür. Hayatta yaşadığıyla sahnede yaşattığı aynıysa, bunca zahmetin anlamı ne? Kıytırık bir rolü bile gülünç duruma düşmeden oynamaktan acize, rol mü dayanır? “ Oyun arkadaşlar, başlangıcı hatırlamayanların uğraşıdır. Bu anlamda herkesin işidir. 'Oynamak'la 'rol yapmak' özdeş değil, sadece kardeştir. Farkı anlamayanlar, oyuncu değil o...

Bir Oyunun Provası (1997)

Oyuncu:  Gerçeğin bir yüzü vardır Görenlere sözüm yok Benim derdim, İkiyüzlülerle. Ya da ben çok kalpsizim Ah, daha güçlü parmaklarım olsa keşke Hatta pençelerim… Bir hamlede söküvermek isterdim Bir gafletle beni seven insanların yüreklerini. Yönetmen: Dur bir dakika, bizim çalıştığımız oyun değil bu. Oyuncu: Evet tabii ki değil. Senin saçma sapan ayrıldık-kavuştuk mavralarını oynamak istemiyorum. Yönetmen: Ama bunlar herkesin yaşadığı duygular. Korkuları, sevinçleri. Neden paylaşmıyorsun. Oyuncu: Paylaşmak! Belki sana ve seyircilerine avlarımdan artakalanı verebilirim. Yönetmen: Sen insansın, hayvan değilsin. Bunu aklından çıkarma. Oyuncu: İnsanmışım bunu ben mi tercih ettim? Şu anda nefret ediyorum insanlığımdan; kurtulmak istiyorum. Ya sen, gözü yaşlı anılarını anlatırken bana, sadece sürüngene benziyordun. Yönetmen: Ben sana içimdeki güzellikleri, acılarımı anlattım. Beni anlamandan mutlu oldum. Oyuncu: Şim...