Kayıtlar

şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mücevher D - Son Sürüm Aşk

Resim
  Ardılım geldi, bana benzemez. Temiz su veya toprak istemez. Aşk dememi olmazlarken ettin maskara. Vurdum kendimi halden bilmez satırlara. Seni öpenleri, görmeyeyim diyerek, yeşil başlı ördek gibi daldım sulara. Sen yalancı dolmalarla avuttun beni. Beğen denizinde beğenisiz kal e' mi? Özlemle ve iştahla sarıldığın şeye, senelerce yanlışlıkla dokundun di' mi? Madem yüreğimde artık bulunmuyorsun, elimle kaşıyamadığım kamburumsun. Mekik çekemeyeceksem senin yüzünden, zavallı göbeğimden de sen sorumlusun. Seni benden alan zalim tam sürüm alsın. Nasibimize kupkuru hatıra kalsın. Hain beyninin dünyaya dönük organeli, her aklına geldiğimde biraz ıslansın.

Flute şarkısı üzerine

Resim
Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu’ndaki Apolloncu–Dionizyak ayrımını, şiirin kendi kıvrımlı diliyle yeniden kurguluyor. Pan’la açılan kısım gerçekten de “ilkel enerji”nin, yani bilinç-dışının, bastırılmış libidonun, kışın çökerttiği süper-ego yüzeyini nasıl yırttığını gösteriyor. “Ass out in the air” bedenin utanç haritasını yırtıp atıyor; “let the ground get some hair” ise doğayı ikincil cinsel karakterlerle örten bir fetiş değil, doğayı kendini cinselleştiren bir organizma olarak sunuyor. Toprak, tıpkı bir ergen bedeni gibi kıllanıyor––bu, doğanın “puberte”si. Orpheus’un devreye girmesiyle kurulan form ve kontrol düzeni, modern kültürün en büyük fantazmagorisidir: Sanat her şeyi süblime eder, yani hem yüceltir hem de bastırır. Fakat şiirin yaptığı şey, bu yüceltme anının süresini kısaltmak, hatta onu bir “anlık askıya alma”ya indirgemek. “When the music stops love begins” cümlesi, sanatın büyüsünün tamamlanmasıyla değil, kesintiye uğramasıyla arzunun patladığını söylüyor. Dolayısıy...

Eflatun Solmaz - Bohem

Resim
  yanlış anlıyorum diye bağıran salak bir bakış deler içimi hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma okunsa da olur unutulsa da hiç açılmamış yapraklarda solsa da en iyi yaptığım iş satılık değil alıcı çıkar kiloya sayar olsun olsun iki ekmek parası neden şair olayım neden yazar dilensem ya sapasağlam adam hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma okunsa da olur unutulsa da hiç açılmamış yapraklarda solsa da

Eflatun Solmaz - Köle

Resim
  Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat, salaksın. Dostluklar ısınıyor içimde, transistörler gibi... Zorunlulukların ve arzuların dilek şart kipleri. Hikayedir hayatın, sığlarda oynar durursun. Bakmaya korkar, baksan boğulursun. Adın gibi bildiğin döngü. Tırnaklarının arasında, içinden çıktığın toprak. Kendini hür sanırsın. Hür doğdum diye, kasım kasım kasılırsın. Anneni tanırsın, gerçeği anlarsın. Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat, salaksın. Dostluklar ısınıyor içimde, transistörler gibi. Zorunlulukların ve arzuların dilek şart kipleri. Bakıyorum önümde, gözümün tam önünde akıp giden öyküye. Boğuluyorum... Adın gibi bildiğin döngü. Tırnaklarının arasında içinden çıktığın toprak. Kendini hür sanırsın. Hür doğdum diye kasım kasım kasılırsın. Anneni tanırsın, gerçeği anlarsın. Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat... salaksın.

Eflatun Solmaz - Cosmic Whims

Resim
  I'm starting to fear the break of day. The universe ain't got a steady way. If I could just grab hold of its stem, I'd drag it around like a candy gem. Oh, my aching head, what a mess! I’ve landed in a cosmic guess. Came back from my astral flight, Wallet gone — what a sight! They came in herds, they came full force. Piling on without remorse. “get the atom, sure” I say “But what’s sub it, anyway?” Mercury's retro, Venus's metro, Pluto's little fuss, North Node connections, Jupiter-Uranus, all about us! Stars are shifting signs, they're movin' for your love life's sake, Like the whole damn universe has got no better game to make. Man, are you insane? Take your brain, shove it wherever, feel no shame. You can believe in any crap, just don't try selling it to me, that's the aim. They found the big secret, wrote a book, sold millions more, Fools call it virtue, but it’s just cash in store. Thought they’d crack the universe’s vending machine co...

İsm-i Mahfuz Şiiri Üzerine

Resim
  İsm-i Mahfuz Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kabusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım? Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi, sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında? Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede, Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Çağlar Simsoy İsm-i M...

Eflatun Solmaz - İsmi Mahfuz

Resim
  Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kâbusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım. Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra. Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede? Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Söz: Çağlar Simsoy

Faktotum şiiri üzerine

Faktotum: Modern Hayatın Boğultusu ve Sessiz Çığlığı Yazan: Cihat G. Polat Eflatun'un "Faktotum" başlıklı şiiri, modern bireyin yaşadığı yabancılaşma, döngüselik, çaresizlik ve bu çaresizliğe karşı gelişen içsel çığlığı konu alıyor. Gerek dize yapısı gerekse dilin doğrudanlığı ile çağdaş şiirde nadir rastlanan bir sahicilik barındırıyor. İsim olarak "Faktotum"un seçimi ise sadece başlık olarak değil, bir kavramsal omurga olarak da şiirin tamamına yayılıyor. "Faktotum"un Kavramsal Yükü Latince kökenli "faktotum" kelimesi, "her işi yapan kişi" anlamını taşır. Bu anlam, şiirde anlatılan bireyin durumuna ironik bir şekilde tezat oluşturur. Çünkü şiirin ana karakteri, sistem içinde kaybolmuş, kendi kararlarından çok başkalarının haritalarına uyan bir figürdür. Charles Bukowski'nin aynı isimli romanına da dolaylı bir gönderme barındıran başlık, bireyin varoluş çabasının sistem içinde nasıl boşa çıktığına da dikkat çeker.   Tema: Mo...

Eflatun Solmaz - Faktotum

Resim
  Geçtim dediğin yolların, haritası çıkarılmış. Bir cümle için boşa, kaç soluk harcanmış. Gündüz çalış, akşam yitsin harçlığın. Üfleyerek havaya, işeyerek suya karışsın. Beklediğine değmez, kendinden başkasını, göremeyip sevemeyeni. Yürü git yürüyebildiğince, elinden geleni ardına koymayana, film karesinden fırlayana, bir geçerken uğrayana, ağlayışı, yalana. Tükürür gibi anar adını, kaldırımda kurur gidersin. Aynadaki zavallı, gölgen zavallı. Kimden çıkmışsan, senden çıkacak o. Yumurta veren, gezen kıçtan yararlı.

Conan Jarenquill - Framed World

Resim
  What lights the dark inside of me Is a world with corners four. I stare until my eyes do bleed— Yet I can't reach its door... This cinema, far too near, I breathe its every scene. Wherever I move my head, The same film is seen... Even if I’m not inside, I can’t escape outside. Until the film ends, I can’t leave my seat... I am in the scream of a child, awakened by fear without cause. Crashing into the wall, falling to the ground, I vanish at the speed of sound...

Eflatun Solmaz - Dilucu

Resim
    Dört duvardan seker huzur istemeden akla gelir. Eskimiş yüzler bile özlenir. Kim bilir kaç kalem dile getirmiştir. Ölüm, unutulmak değilse nedir? Yalnızlık hastalık, aşk gibi sıtma, yaz sıcağında. Sözlüğünden sözcükler gün be gün silinir. kim bilir kaç kalem dile getirmiştir ölüm, unutulmak değilse nedir Kolay sorulara güç yanıt verilir Dizine yatmayan bilmez, o ne zor sevgilidir. Söz: Çağlar Simsoy

Eflatun Solmaz - Kalemcik

Resim
  Vahşileşen şairsin konuşmayı unutup satırlarda anlatan Kan kardeşiyiz senle benden başkasına yok biliyorsun ki faydan Usluluğuma bakma ahlaksız değil isem olanaksızlığımdan Kelimeler oyuncak çırakken kalfa olup pişirildiğimiz an Benim yüzüm yüzündür benim sesimse sesin ellerim anca belan Mitolojiye tapma hayal satana kanma düşmanımdır şarlatan Rahat durmam bilirsin hemen oyun oynarım cüppe bulduğum zaman Söz: Çağlar Simsoy

Eflatun Solmaz - Adı Nedir

Resim
  Adı nedir... Defter açık, kalem eldeyken çaresizliğin. Yolda yürürken, dostlarla konuşurken, meşgulken... Adı nedir, söylenmesi gerekenleri bilip de dilsizliğin. Susa susa hissetmeyi bile unutmanın. Okurdan çok yazarı olan memlekette, kalem olmanın anlamı nedir. Başkaları yaşasın diye yaşamanın gereği nedir. Kaybolacakken durduğunda Yürümekten kim vazgeçebilir. Adı nedir, susuzluktan çatlayan ruha cebindeki birkaç notayı serpmeyi akıl edememenin. Bir yığın ki taşınıyor ötelere berilere Yollar büyüdükçe büyüyor Sonu gelmeyen seyahatlere çıkmak, dönüşsüz, geçişli edilgen de olsa bir çatıya hasret. Başkaları yaşasın diye yaşamanın gereği nedir. Kaybolacakken durduğunda Yürümekten kim vazgeçebilir. Adı nedir, susuzluktan çatlayan ruha cebindeki birkaç notayı serpmeyi akıl edememenin. Spotify'da Dinle

F La Tune - Binlerce

Resim
  Bin Binlerce kez uyandım ne bitmez yolculukmuş binlerce yol binlerce yitirircesine zorlarken aklımı dinmek bilmeyen sayısız sesten anladığım: uyan ey uyuyamayan kaybolmuştu kelimeler bile.. sarhoş bir beynin, ücra hücresinde, yol alıyordum. sonsuz... ışıklara doğru öğrenemedim gitti yaşamayı. olsa öğrenirdim. yaşadığım... hep rüyaydı. bin... binlerce kez uyandım laf aramızda yasak meyve yokmuş. yediğim... meyve değildi ordan anladım resimleri vardı kafamda kasap dükkanında sergilenen bedenlerin bütün incir ağaçları yapraklarını verse yine de örtemem ayıp yerlerini öğrendiklerimin bıraktıkları yerde bulsunlar diye bekledim... unuttular orda topladım hakikatin besinini. o anki halim, ne gülünçtür kim bilir. bir hayal gerçeği ararsa ne bulabilir cevap sürpriz değil bilinir... Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Bohem

Resim
   yanlış anlıyorum diye bağıran salak bir bakış deler içimi hangi işe-el atsam, çıraklıktan ustalığa, bir yalnızlık ki açlık sınırında. yazmak için aklındakini çok çırpınma... okunsa da olur unutulsa da... hiç açılmamış yapraklarda solsa da... en iyi yaptığım iş satılık değil alıcı çıkar kiloya sayar.. olsun olsun iki ekmek parası.. neden şair olayım neden yazar.. dilensem ya sapasağlam adam hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki... açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma.. okunsa da olur unutulsa da.. hiç açılmamış yapraklarda solsa da.. Spotify'da Dinle

F La Tune - Kaç Yazar

Resim
  savruluşun sonu yok. çektiler mi altından bol bulduğun dünyayı düşmeye hasret kalırsın ciddiye alsan şakaya vursan kaç yazar. lif lif damar damar dökülürken için, dayanılmaz acın... sızı bile etmez. boş bir kabukla kalakalırsın. akışına bıraksan, diş tırnak tutunsan... kaç yazar? kaçyazar... "ciddiye alsan" kaçyazar... "şakaya vursan" kaçyazar... "akışına bıraksan" kaçyazar... "diş tırnak..." "tutunsan"   Spotify'da Dinle

F La Tune - Sarkaç

Resim
zayıf yanım yaram kaşınıp durursun olan bana olur en çok seni bana getireni seviyorum işte yerim aynı ne işim var burada az daha biraz daha saatler en çok seni bana getireni seviyorum Söz: Çağlar Simsoy Müzik: F La Tune Bu şarkının üç ayrı versiyonu var. Birincisi Drum and Bass tarzında. Klip Blender'da hazırlandı:     İkinci klibimiz, Battling Butler (1926) filmiyle oluşturuldu.

F La Tune - Çevrimdışı (Albüm)

Resim
Çevrimdışı On bir şarkıdan oluşan albümde sözler, Çağlar Simsoy'a ait. Çevrimdışı Sen Ben Aşk Binlerce Bohem Anımsa Gözlemci Hediyem Otoban Dilucu İyi Gelir Hayat Pınarı Albümü dinlemek için aşağıdaki linklerden birine tıklayın. YouTube'da Dinle Spotify'da Dinle

F La Tune - Flüt (Nature Edit)

Resim
baharı getiren Pan kıçı açıkta, daltaşak toprağı sulasa asık suratlarda dalgalanma, kaçma hevesi tıknefes yele tutuna tutuna Orpheus'un ardında eller kasıkta bir sürü müzik susunca seviş başlar kim kime dum duma flüt unutturur özlem umut pişmanlık silinir şimdi... yeşerme vaktidir Söz: Çağlar Simsoy Müzik: F La Tune

Çağlar Simsoy - Kararsız Evren

Resim
Söz: Çağlar Simsoy Söz: Çağlar Simsoy Müzik: Eflatun Solmaz Animated by: Çağlar Simsoy Sabahlardan korkar oldum sağı solu belli değil evrenin Sapını bulup tutabilseydim elma şekeri gibi sürüklerdim Ah benim dertli başım ne kararsız evrene düşmüşüm Astral seyahat dönüşü cüzdanımı düşürmüşüm Sürü sürü geldiler çullandılar üstüme Atomu anladık da altındaki parçacıklar ne Merkür retrosu, Venüs metrosu, Plüton fiskosu Kuzey Ay düğümü, Jüpiter-Uranüs buluşması Yıldızlar deviniyor burç burç, aşk hayatın için Koskoca evrenin işi yok seni dert edecek Ulan sen deli misin İster başına al, ister kıçına sok aklını Bana satmaya kalkmadan her halta inanabilirsin Büyük sırrı bulmuş kitap yapmış milyonlar satmış Keriz parası sevap, çuval çuval kazanmış Evrenin otomatını bulup şifre girerek para çekileceğini mi sanmış Kuyruksuz maymuna bak sen evrenin ona torpil geçeceğine kanmış Yat kalk dua et diyorlar ya böcek olarak uyansaydın Ahmaklar bilmiyorlar Samsa benim göbek adım Yarım akl...