Kayıtlar

masal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Rapunzel'in Saçı Şehname'ye Uzanır

Resim
O saç bin yıllıktır, dünyanın her yerini dolaşmıştır. Kimin bu saçlar, kökü nerede. Ben de bu yazımda o saçın izine düştüm ve Rapunzel’den çok daha yaşlı olduğunu gördüm. Önce masalı hatırlayalım: Uuzun süre çocuk hasreti çektikten sonra muratlarına ermek üzere olan kar-kocayı rastlarız. Rapunzel’e hamile olan kadın, bir gün evinin penceresinden, komşu bahçedeki marullara 1 aşermektedir. Bir cadı 2 tarafından yetiştirilmiş olan marullar cezbedicidir. Koca çaresiz, gizlice bahçeye girer ve birkaç marul toplayıp karısına getirir. Tadını alınca marullara karşı isteği daha da artan kadın, talebini yineler. Adamcağız aynı girişimde bulunurken bu kez cadı tarafından yakalanır. Cadı, adamın canını affetmek ve istediği kadar marul almasına izin vermek karşılığında bir anlaşma önerir: Doğacak çocuk, kendisine verilecektir. Can derdine düşen adam, teklifi kabul etmek zorunda kalır. Rapunzel doğar, büyür, "güzeller güzeli" bir çocuk olur. Cadı, on iki yaşına geldiğinde...

Orfeus'un Evrimi

Resim
Evrilerek masala dönüşen mitolojiler çoktur. Bunlardan biri Orfeus. Yitip gitmemiş ve dönüşmüş, fareli köyün kavalcısı olmuş. “Orpheus, efsaneye göre, bir çalgıcıdır ve çaldığı zaman da canlı cansız ne varsa hepsini arkasından sürüklemektedir.” Ahmet Arslan, İlkçağ Felsefe Tarihi 1, s.137

Çağlar Simsoy - Masallar

Resim
online okumak için tıklayın indirmek için tıklayın Bir varmış bir yokmuş âlemin çivisi çıkmış yerine takarken duvar yıkılmış yenisini yaparken temel çökmüş baştan kazarken sel olmuş. Bozulmaya meraklı bu düzenden nice hükümdarlar gelip geçmiş. Bedenler farklı imiş ama ecel elbisesini yine de dikmiş. İsteyen de giymiş istemeyen de mert de giymiş namert de. Cücesine heybetli, keline sırma saçlı körüne badem gözlü denmiş. Yalan dilden dile dolaşmış adı tarih olmuş. Söyleyen bildiği gibi anlatmış dinleyen duymak istediği gibi anlamış.

Tam bir hafta şarap

“ Sonra buradan kalkarak oturma salonuna geçtiler ve orada tam bir hafta şarap kadehlerini ellerinden bırakmadılar. Bütün şehir zevk ve sefa sesleriyle dolmuş, padişahın sarayı neşe ve coşku içinde bir cennete dönmüştü. Ne Zâl ne de mercan dudaklı Rûdâbe bir hafta, ne gece ne gündür hiç uyumadı. Oradan da saraya geçildi ve şenlikler üç hafta da sarayda devam etti .” Firdevsî, Şâhnâme, 3980 İnsanın “zıkkım için” diyesi geliyor. Doğunun hazcılığıyla rekabete girebilecek başka medeniyet tanımıyorum. “Batı’nın ahlaksızlığı” mı? Batı, hazcılık konusunda bunlara çırak bile olamaz. 1001 Gece Masalları’na* bakalım, “ Alaaddin ve Sihirli Lamba Öyküsü ”ne. Alaaddin’i önce, tembel ve işten kaçan bir çocuk olarak tanıyoruz. Babası öldüğünde de umurunda olmamış ve yine çalışma ihtiyacı hissetmemiş. Annesi geçimlerini, yün ve pamuk eğirmekle sağlamış. Baba korkusundan kurtulan Alaaddin, “ fazla haylazlığa ve sapıklığa dalmış .” Hikâyeyi biliyorsunuz, lambadan bir ecinni çıkar ve Alaaddin’in bu...

Mağara Duvarı

Resim
Sizce Ayşe'nin annesi güvenilir bir kaynak mıdır? Ayşe sorduğu soruyu internette araştırsa daha mı iyi olur? Sizce Ayşe, böyle kitaplar hazırlayan bir eğitim sisteminde nasıl bir yetişkin olacaktır?

Ondan Sonrası

Çıktım tavan arasına, bir kırık sandık buldum. Açtım baktım içinde bir kırık altın. Almayacaktım  ama aldım                 Sarıdır diye Ordan gittim İstanbul’a, bir kâse yoğurt aldım                 Durudur diye Dokuz yüz doksan dokuz testi su kattım                 Koyudur diye Sultan Ahmet minarelerini belime soktum                 Borudur diye Tophane güllelerini cebime doldurdum                 Darıdır diye Nacağı aldım Kapalı-Çarşıya daldım                 Korudur diye Akdeniz’e girdim   ...

Şahnâme’den Rapunzel’e Uzanan Bin Yıllık Saç

Resim
Rapunzel dendiği zaman gözümüzün önüne, upuzun saçlarını kuleden aşağıya sarkıtmış bir genç bir kız imgesi gelir. Ben de bu yazımda o saçların peşine düştüm ve o saçların Rapunzel’den çok daha yaşlı olduğunu gördüm. Önce masalı hatırlayalım: Başta, uzun süre çocuk hasreti çektikten sonra muratlarına ermek üzere olan karı-kocaya rastlarız. Rapunzel’e hamile olan kadın, bir gün evinin penceresinden, komşu bahçedeki marullara 1 aşerer. Bir cadı 2 tarafından yetiştirilmiş olan marullar cezbedicidir. Koca çaresiz, gizlice bahçeye girer ve birkaç marul toplayıp karısına getirir. Tadını alınca marullara karşı isteği daha da artan kadın, talebini yineler. Adamcağız aynı girişimde bulunurken bu kez cadı tarafından yakalanır. Cadı, adamın canını bağışlamak ve istediği kadar marul almasına izin vermek karşılığında bir anlaşma önerir: Doğacak çocuk, kız veya erkek, kendisine verilecektir. Can derdine düşen adam, teklifi kabul etmek zorunda kalır. Rapunzel doğar, güzeller güzeli bir çocuk olur...