Yazınımızda önemli bir yeri olan Hayalet Gemi on yıllık yayın hayatına 2002'de son vermişti. Belki o zamanlar çiçeği burnunda bir okur olduğumdandır; okuyuşumda tadını dilimde hissederdim. Dergi bir tanıdığım aracılığıyla tanımış, sonra takip etmeye başlamıştım. Her sayısı ayrı bir tema üzerine kuruluyordu. İlk ve son sayısının teması "ilüzyon". Her sayısını aldığımda o iç kapaktaki yazıyı mutlaka okurdum: "Başka bir dünya olduğuna yemin edebileceğiniz o açık denizlerin gecesinden çıkıp gelen hayalet geminin sisli şehir caddelerinde, köy mezarlıklarının tarlalarla kesiştiği boşluklarda, çocuk parklarında ve kurgusu boşalmış luna-parklarda, sandalyeleri ters çevrilmiş m eyhanelerde, okuyucuları çoktan yokolmuş kütüphanelerin ıssız koridorlarında gezindiğini mutlaka birileri fısıldamış tır kulağınıza. Hatta geceleyin birdenbire havlayan köpek lerin neden ürktüklerini o zaman hissetmişsinizdir. Ya da tüm bunlar uyku ile uyanıklık arasında yaşanan türden bir hayal...