Kayıtlar

Temmuz, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Franz Kazka

Resim
 "Suçlular, samalar." Franz Kazka "Bir cesedi ayakta tutmak zor olmalı Ne zaman gömdürecek kendini yeterince kokmadı mı" . .

Gulyabani Nereden Gelir

Resim
Gulyabani, bir asır önce çocukları korkutmak için anılan bir isimdi. Çoğumuz 1976 yılında yapılan, evsanevi kadrolu Ertem Eğilmez filmi Süt Kardeşler’le tanıdık onu. Süt Kardeşler, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani isimli romanından uyarlanmıştı.   “Gulyabani” bileşik sözcük. Kökünü Semitik dillerde buluyoruz, غَالَ (ġāla) fiili “aniden yakalamak, ele geçirmek” anlamında kullanılıyor. Farsçadan aldığımız, kullanmakta olduğumuz “gaile”, "aniden gelen bela" da aynı kökten geliyor. غول “ ġūl”, "aniden saldıran" anlamıyla birlikte zamanla demon (şeytan) anlamını da kazanıyor. Fransızca'ya "goule" ve buradan da İngilizce'ye "ghoul" şeklinde giriyor. Korku ve gotik edebiyatta evrimleşerek bugünkü çeşitliliğine ulaşıyor. Farsça “yābān” sözcüğü, Farsça verimsiz anlamına gelen یاب “ yāb” sözcüğünden türetilmiş. Çöl, bozkır, verimsiz alan karşılıklarını buluyor. Buradan “yabani”, “yabancı” sözcüklerine ulaşabiliyoruz. “Gulyabani” söz...

Adam Döven Şairler

Nurullah Ataç'ın kızı anla­tıyor. "Yıllar önce biz İzmir Caddesi’nde otururken buna benzer bir olay olmuş. Melih Cevdet'le Oktay Rifat, ba­bamın yolunu kesip tekme atmışlardı. Babam, akşam üze­ri eve gelirken tam sokağın köşesinde şimdiki Anadolu Kulübü'nün önünde Melih Cevdet'le Oktay Rifat, baba­mın önüne geçip ‘sen nasıl bizim şiirlerimizi beğenme­diğini söylersin?' diye babama vurmuşlar. Babamın aldığı helvalar elinden fırlayıp paltosuna yapışmış, şapkası ba­şından düşüp toz içinde kalmış, pantolonunun paçaların­da da iki gencin tekmelerinin izi vardı. Babam nefes ne­fese içeri girince halini görüp düştüğünü sanmıştık" Düşmüyor, dövülüyor; Oktay Rifat ile Melih Cevdet, Ataç'ı kiraladıklarını düşünmüş, olmalılar. Yalçın Küçük, Aydın Üzerine Tezler 4