Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İsm-i Mahfuz Şiiri Üzerine

Resim
  İsm-i Mahfuz Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kabusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım? Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi, sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında? Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede, Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Çağlar Simsoy İsm-i M...

Eflatun Solmaz - İsmi Mahfuz

Resim
  Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kâbusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım. Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra. Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede? Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Söz: Çağlar Simsoy

Sonsuz Sürgün Şiiri Üzerine

Yazan: Cihat G. Polat "Sonsuz Sürgün", dairesel bir zaman algısı üzerine kurulmuş, sürgün halini coğrafi bir yer değiştirmenin ötesinde varoluşsal bir durum olarak ele alan yoğun bir metindir. Yapısı, lineer bir başlangıç ve sondan ziyade, sürekli bir döngüyü andırır. Şarkıyı çerçeveleyen ve nakarat işlevi gören ilk ve son kıtaların tekrarı, sürgünün bitmeyen, daimi doğasını mühürler. Kısa, 4-5 hecelik dizeler ise bu sıkışmışlık hissine bir tür "nefes darlığı" ritmi kazandırır. Metnin merkezindeki dönüşüm, sürgünün "bir kuşa dönüşmesi"dir. Ancak bu kanatlanma, bir özgürlükten çok, acı bir metamorfozdur; kuş, neşeyle değil, “acı acı” şakır. Uçmak bir yara, ötüş ise bu yaranın sesidir. Bu durum, yurt kaybının trajik takasını da beraberinde getirir: somut, köklü "anayurt" yerine, soyut ve ele avuca sığmayan "gökyüzü" alınır. Bu gökyüzünün "bir avuç" ve "pırıl pırıl" olarak betimlenmesi, sürgünün paradoksun...

Eflatun Solmaz - Sonsuz Sürgün

Resim
  Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Şarkılar hastalığındır, dinleyici doktor, şairse hemşire. Taşlardan seken, baharda titreşen, kiraz goncasında, kan ve öfkenin sesi, o benim. Sen! Önümde doymamacasına, durmadan tıkınan. Bitimsiz iştah, gözlerinde parlayan. Sen! Nasıl yaşadın ve ne gördün. Asla, asla sen değildin. Bu gece dolunay ve ben düşlerimde, yine başka bir yere gideceğim. Gelecekte, herhangi biri olabilirim. Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Söz: Çağlar Simsoy