Kayıtlar

Eflatun Solmaz - Satranç

Resim
  Yağ gibi dondu dünya Yalnızca beklemekle Ömür tüketenlerin karşısında Yağ gibi dondu dünya Yalnızca beklemekle Ömür tüketenlerin karşısında Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Fesat duygular kaptan Gel kavrulmadan kal Çarkta bir kibir Kendini makine sanır Çarkta bir kibir Kendini makine sanır Vezir gidince Şah bir mahzunlaşır Daha at var, fil var, kale var Ama ah vezir, peşimde vezir Sen yoksun Aman dilesem neye yarar Oyunun kuralları var Çarkta bir kibir Kendini makine sanır

Eflatun Solmaz - Algoritma | Grup Ne Yapayım

Resim
  Bak burası ta içim. Yalnızca ikimiz için. Anlam bulur şarkılar Sanki bizi anlatmak için yazılmışlar. Burda da mı karşıma çıkacak, kullanılmalar. Boşa öne sürülmüş bir piyon gibi ortada kalakalmalar. Şimdi göğsün sıcak. Sarılmaya doyamam. Kolların yumuşak. Bilsem de yarın kalbim kırılacak, bırakmam. Hangi yolu seçsem, sen geride kalırsın. Hepsi bilinenli, çözümsüz denklemde, virüs gibi, dolaşırsın.

Eflatun Solmaz - Yılan Uyandı

Resim
  Tısss Tısss Tısss, tıss, tıss Karakış gibi asık yüzlü sevgili Bekledim güneş çıksın hava ısınsın Beklemeye içim bilmem nasıl dayandı Bahar geldi yine, yılan uyandı Kaldır kaldır kaldır tüm engelleri Uzat uzat uzat bana elini Bunca zaman içim nasıl dayandı Artık bahar geldi, yılan uyandı Tısss Tısss, tıss, tıss Yokluğun titretir kordan sıcakta Kar yağar tenime senden uzakta Ama bitti bu kış, attım yorganı Bahar geldi yine, yılan uyandı Kılıcımı çekip fethetmeliyim Kulelerine çıkıp bayrak dikeyim Bekliyor musun beni nerden bileyim Bir küçük sinyal çak, hemen geleyim Kaldır kaldır kaldır tüm engelleri Uzat uzat uzat bana elini Bunca zaman içim nasıl dayandı Artık bahar geldi, yılan uyandı Tısss Tısss Tısss, tıss, tıss Güneş değdi tenime kaynadı kanım Gül bahçesine girmek istiyor canım Tutmayın beni artık, rica ederim Yoksa kımıldayana ateş ederim Tısss Tısss Tısss, tıss, tıss Kaldır kaldır kaldır engelleri Uzat uzat uzat elini Bunca zaman içim dayandı Artık bahar geldi Yılan Tısss T...

F La Tune - We March | Workers' Anthem

Resim
  We set the ships ablaze. No turning back. They built their barriers right in front of our cars. We can’t drive through but we still have our feet. We march on — to the end. to the end This is our cause, our fight. No turning back. None. We march. We burned the ships. We march. No turning back. We march. We are millions We march on. All beauty is born from laborers’ hands Who steals? Our beauty. Who steals? Our labor. Who steals? Our future. Who steals? The cause is ours The fight is ours No turning back. Never. We march. We burned the ships. We march. No turning back. We march. We are millions We march on. Give back what you took. Give back what you stole. Forgive the thieves? Never. Never. We want to work like human beings. We want to live like human beings. We want better days ahead We stand together for better days. We march. We burned the ships. We march. No turning back. We march. We are millions We march! We march! We march! What you took… We’ll take it back. What you stole...

Eflatun Solmaz - Yaşadım De (Grup Ne Yapayım)

Resim
  Olmak, olmamak, mutluluk ne Parmak ucundan saç teline Tüm hücrelerinle Var oluşu duyumsamak Bu ne biçim iş Damım gökyüzü Yine de dar geliyor Ne bitmez akşam Etimi kese kese geçiyor Ay Ağır ağır, eğlenircesine Doğum, acılar içinde Yaşam, acılar içinde Ölüm, acılar içinde Birleştir acıyı unuttuğun anları Yaşadım de Bu ne biçim iş Damım gökyüzü Yine de dar geliyor Ne bitmez akşam Etimi kese kese geçiyor Ay Ağır ağır, eğlenircesine Bedeli neyse ver Ne istiyorsan al Bu ne biçim iş Dar geliyor Geliyor  

Eflatun Solmaz - The Embrace

Resim
  I opened my eyes Turned my head I stared, I gazed instead Till my heart was fed Then I closed my eyes And drifted to bed Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found I’m growing tired Forgetting slow Sleep wins again When morning comes It’s you I’m waking in Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found Look My arms are open wide Open all around I wrap, I wind, I bind Even if you’re not found

Panter Emel'in ardından

Resim
Panter Emel (Emel Yıldız) yaşamını yitirdi. Kendine özgü, değerli bir insandı.  Güle güle...  Belki ilginizi çeker; Öküz dergisinde yer alan yazısını paylaşıyorum.  

Eflatun Solmaz - Poorhemian Perhapsody

Resim
  A foolish gaze cuts through me Screaming "I misread you" Whatever craft I take on From apprentice to master A loneliness teeters on The edge of hunger Don’t strain yourself Trying to write What’s on your mind No matter if it’s read Or long forgotten Or if it wilts On pages never turned The one thing I do best Isn't up for sale A buyer shows up Weighs it like a bale All it earns, at most is Two loaves and a toast So why be a writer Why even a poet I'm strong and well Might as well just beg Whatever craft I take on From apprentice to master A loneliness teeters on The edge of hunger Don’t strain yourself Trying to write What’s on your mind No matter if it’s read Or long forgotten Or if it wilts On pages never turned

Eflatun Solmaz - Döngü

Resim
  Bağırış çağırış gösteri Utanmadan yazılan tarih Yüzü kızarmayan yalancı Koşar adım herkesten kaç Sonra yalnızlığına bak Tek başına nesin (hiç) Yalnızken kimsin görelim Kibir insanı öldürmez Yok eder Yok olmayı hak edenler Belleklerden silinirler Kusarak atılan Yapışkan suratlar dirense de Beyinde kaşıntı, irin Temizlenmesi gereken Temizlenmesi gereken Suçu başkasına atmak kolay Sana yazılan bana da yazıldı İçime doluyor ki vay Geziniyor gerçeklik Acısı da tatlısı da Katır kutur gerçeği de Hepsi sinir uçlarımda Salkım salkım dökülen Güç bende artıkçılar Tırnakları yırtar Dişleri parçalar Cehennemin dibine çekilirken Aynalarda özçekim sırıtarak Bozuntuya vermeyen zavallılar Uzaktan izlemek yıkılan evi Aman ne keyifli Ya içindeysen Yıkıldı yıkılacak Tam da üstüne Göz göre göre Sığınacak yerin kaldı mı Kapkaranlık gelecekten Başka bir yere Kibir insanı öldürmez Yok eder Yok olmayı hak edenler Belleklerden silinirler Kusarak atılan Yapışkan suratlar dirense de Beyinde kaşıntı, irin Te...

Conan Jarenquill - Sunken Rhyme

Resim
   So you're a poet, who really cares? Keep trying hard to catch stares. Your feathers shine, but your words darker than black holes. Round, round and round... Why must we end where we begin? Why does the universe spin, which we're woven within? While chasing the scent of spring, my jealous, wrinkled-skinned identity weeps behind me So you're a poet, who really cares? Keep trying hard to catch stares. Your feathers shine, but your words darker than black holes. Round, round and round... Why must we end where we begin? Why does the universe spin, which we're woven within? What can't you find dissected down to atoms. The game, two people meet in one body. Nakedness-zero on the left. Round, round and round... Why must we end where we begin? Why does the universe spin, which we're woven within? Round, round and round... Why must we end...

F La Tune - Sefer Görev

Resim
  Tanı beni diyen acınası eylemeler Asmışlar birini, vurmuşlar öbürünü Sürüm sürüm nicelerini Nefesini duyacak kadar yakınında düşmanın Savaşırım diyorsun zamanı gelince Elindekileri yitirirken teker teker Günü geldiğinde savunacağın Kulak arkası Közü kalmış bir öfke Patlasa yaprak kıpırdamaz Bakmadığında gerçeklik sana bükülmez. Komşuna çatacaksın, eşine, dostuna Acını yakınından çıkaracaksın Senden eksileni görmeyip Noksanlıklar arayacaksın Güzelleştiremedin dünyanı Bulutların üstüne çıkamadın Çıkamayacaksın Az çok bilirsin kokusunu Üstüne örtülecek toprağın Yaşamayı sevip Sevilmeden gidene yazık Buduna küfreden dilin Ayrı dursun, sen ayrı Gönül işi ömür işi Zaman gelmiş çoktan geçmiş Kafana tıkılanlarla Hesaplaşmaktan kaçarken Ne savaşı Süren azalmış Geçeni kantara vurdun ağır çekmedi Günü gelince, neler yapacaktın neler Sonran, Tatar Çölü Gün geldi bir köşeye itildin Gelen, ayak altında dolaşma Diyen gençlerin, taze çatlak sesleri Közü kalmış bir öfke Patlasa yaprak kıpırdamaz ...

Eflatun Solmaz - Tırnak

Resim
  Kaybettiğini arayan yüzünü Yerde buldum Bulanık suda, dalga dalga Her ölüm haberi Sıran geliyor serinliği Bahar anımsatsın, neyi anımsatırsa Çoğalsan da azalacaksın Buradan geçin Bakın bende ne öyküler var Açlığınızı bastırmaz Unutturur bir an Ağzınıza çalar Üstü bir parmak Tozlanmışlardan Tek tırnağı vardır yazarın Tek boyutlu Kazır yaşamı, kanatana kadar Kaçacak yer arayanlara kapı açar Önce kadınlar ve çocuklar demez İlkin kendi kaçar Şairler sözlüklerini yakmalı Tüm öğrendiklerini unutmalılar Bomboş sayfalarla dolu olmalı Okunmaya değer tüm kitaplar Buradan geçin Bakın bende ne öyküler var Açlığınızı bastırmaz Unutturur bir an Ağzınıza çalar Üstü bir parmak Tozlanmışlardan

Oyun Havası - Kaz Avı, (Kayna Deriz Kaynamaz Animasyon)

Resim
  Biz beş kardeş idik Birimiz kör Birimiz topal Birimiz sağır Birimiz çıplak Birimizin tüfeğinin çakmağı yok Ava gider, avdan gelirdik Bitmedik çalı dibinde Doğmadık tavşan avlardık Gene ava gittik Az gittik, uz gittik Dere tepe düz gittik Tepelerde yel gibi Derelerde sel gibi Ödünç alınmış un gibi Toza toza gittik Geri döndük baktık Bir arpa boyu yol Sekizimiz çalı çeker Dokuzumuz altın yakar Bir gün oldu kayna Kayna deriz kaynamaz Sağır: "Durun hele uşak, bir kaz geliyor Kanadının sesi kulağıma değdi Yoksa burası deniz mi" dedi Kör elini alnına dayadı. "Burası göl Kazlar çırpına çırpına geliyorlar" dedi Çakmaksız tüfeği olan sıktı kazı vurdu Topal; "Siz yetişemez, murdar edersiniz Ben varayım" dedi Çıplak: "Siz düşürürsünüz Ben koynuma koyayım" dedi Aldı koynuna koydu Kazı pişirmeye kazan gerek oldu Gölün kenarında gezerken Dibi düşük kenarı yok Bir kazan bulduk Sekizimiz çalı çeker Dokuzumuz altın yakar Üç gün oldu kayna Kayna deriz kaynamaz B...

Eflatun Solmaz - Sen de Kimsin

Resim
  Nasıl dar gelirsin Bol kafama Dilim kilitli Elim yasaklı Nasıl anlatayım Nerden başlayayım Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Nikah masası Çekmecesinde Unutuldum Unutuldum Bu adam kim diye Soran olmadı Uslanmaz yeniden Aşk sanırsın Yara alırsın Yerden kesilişi ayaklarının Kan kaybettiğinden Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Nikah masası Çekmecesinde Unutuldum Unutuldum Bu adam kim diye Soran olmadı Ben ki hiç sevilmedim Sanki hiç sevişmedim Çerçeveden boş resminle Kim Kim Kim Kim Kim Bu adam kim. Sen Sen sen sen Sen de kimsin Kaşım gözüm Ayrı oynadı da Ne buldum Ne oldum Bu adam kim Kim, kim, kim Bu adam kim Kim kim Kim kim Kim kim kim Sen Sen sen Kim Kim kim Sen de kimsin

Eflatun Solmaz - Yüksek Voltaj

Resim
  Alışınca gözler Gören gözlerce Gerçek, gündüz gibi Tüm günahlar aslında Bağıra çağıra Duyamıyorsan, azıcık yaklaş Alçak basınç, yüksek voltaj Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Konusuz filmlerin Baş kahramanı Hatırlanmak denirse O saatlere Gözyaşı misali Sil peçeteye Duyamıyorsan, azıcık yaklaş Alçak basınç, yüksek voltaj Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Kendini de tutuştur Göz açılır Geçmiş değişir Biri Hiç yaşamamış gibi Silinir Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden Tavşanı besle Ejderhaya dönüştür Ejderhayı bilmeden  

Eflatun Solmaz - Nohut

Resim
  "Hepsi gitti, kafamdakilerle kaldım" Kimsenin yeltenmediği, birbirine bağlamaya, o anla bu anı, yazılmış romanımız, nereye kaçabilirsin. BE… Tarih olmuş bizden kalan, yazan olsun şenlensin. Alnına mı yazılı tohum iken kavrulacağın leblebi olacağın. Sen kaba etinde duymuşsun acıyı. Kemiğe dayanmamış dayanacak elbet. kaçabilirsen kaç, kaçamazsın. Yuvarlanıp düşmek bir tava denk gelmek, "git başkasını sev" diyen bir yoldaşa. Yırtınsak da artık ayrı tektoniklerde kaldık. Kaç kalmışsa kaç son buluşma birimiz doğu birimiz batı Roma. Son bir defa geçerken yıkıntılardan toza bulandık. Hani kalplerimiz güm güm güm güm dip dibe atmış. Güm güm gümgüm ona bile irin gibi yalan bulaşmış. Güm güm güm güm Dindi ses, kalpler uzaklaştı. Güç açılmış kapılar bir bir kapandı.  

Eflatun Solmaz - Make Lovestrology

Resim
  The star your finger pointed to is gone. I’ve been scanning the sky — still nothing. My pen won’t even move, I’m drained. We blamed it on its pull, the stars behind it all. Otherwise, how could the thought of touching come at all? When you return, show me again where it falls among the stars. If we didn’t make it up, it must be somewhere — not too far. We blamed it on its pull, the stars behind it all. Otherwise, how could the thought of touching come at all?

Eflatun Solmaz - Flute (Pan vs. Orpheus)

Resim
  Pan brings the spring, ass out in the air. Let the ground get some hair. Ripples through gloomy faces, comes the urge to run away, gripping the mane, breathless. Behind Orpheus, a crowd with hands below the belts— when the music stops love begins, who with whom. The flute makes forget, longing, hope, regret is erased— now it’s time to sprout. Credits Music: Eflatun Solmaz Visual composition & editing: Çağlar Simsoy  

Eflatun Solmaz - Sonsuz Sürgün

Resim
  Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Şarkılar hastalığındır, dinleyici doktor, şairse hemşire. Taşlardan seken, baharda titreşen, kiraz goncasında, kan ve öfkenin sesi, o benim. Sen! Önümde doymamacasına, durmadan tıkınan. Bitimsiz iştah, gözlerinde parlayan. Sen! Nasıl yaşadın ve ne gördün. Asla, asla sen değildin. Bu gece dolunay ve ben düşlerimde, yine başka bir yere gideceğim. Gelecekte, herhangi biri olabilirim. Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Söz: Çağlar Simsoy   Bu da Laleh Katharsis'in yorumu.

Uyduruklarla Savaş 8 - Atatürk'ü Nostradamus Sanmak

Sosyal ağların içerik yaymadaki gücü, uyduruk çoğaltmada da görülüyor. Yalana, gerçekçi bir iki küçük makyaj  yapıldığında, geniş bir kitle benimsiyor. Ardından da uyduruk, virüs gibi yayılıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün "tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili" şu sözleri dolaşıyor internet evreninde.  "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır. / 17 Aralık 1927" Bu uyduruğun Meclis tutanaklarına kadar girmesi, durumun ne kadar vahim olduğunu ve virüs b...