Kayıtlar

Fotoğraf - 013

Resim

Size Sormadan Parmağınızı Kessek? (iç-mihrak)

Resim

Bakan'dan Soldier of fortune

Resim
Gırtlağa kadar maganda siyasetine batmış bizlerin, içimiz sızlayarak izlememiz gerekiyor. Videonun başlığına göre Jasmin Komić, Sırp Cumhuriyeti'nde Bilim ve Teknoloji Bakanı'ymış. Eğer "cumhuriyet, yüksek estetik, yüksek ahlak ve yüksek akıl idaresi" ise beklentimiz, siyasetçilerin ortalama vatandaştan daha kaliteli kişiler olmasıdır. Siyasetçilerimiz bunu başaramadıkları için, kendilerini geliştirmek yerine toplumun kalitesini düşürme yoluna gidiyorlar.

Laforizmalar VII

Çocuk olmak doğaldır, çocuk kalmaksa hastalık. "Ben hiç değişmedim" diyen, ne sıkıcı bir yaratık. * * * Savaşlarda insanların ölmesi dışında, bir gelenek vardır, hiç değişmemiştir. Her savaş öncesi insan kurban edilir. Binlerce yıldır süren bir gelenektir. * * * Kendi tanrını dayatırsan, sonunda düşman bir tanrıya kavuşursun. * * * Gerçek orada duruyor, insanını bekliyor. Kaçanın peşinden hiç koşmadı, koşmaz. * * * Yayın gerildiği ânı değişmek sanma, bırakıldığında eski durumuna döneceksin. * * * Okuduğunuz kitabı anlamıyorsanız, suçu kendinizde aramakta acele etmeyin. * * * Niçe'ye: Öldüyse de biz varız. * * * Bizim işimiz onaylamak değil, bilmek. * * * Vicdanını temizleyecek filozof yok. Ancak masallardan çıkar öyleleri. * * * Yükleyip sırtındaki boşluğu yeni bir hayata, çekip gidersin. Yeter ki o boşluk, sırttan sırta geçsin.

Dil’im – 017

– Fakat youtube videolarında falan az takılma yapıyor. – Efenim telefondur, ne yapılır alo denir. Youtube da neymiş. – Telefondur dersen, benim telefonum aslan gibi. Alo diyorsun, buyur diyor mesela. Artık kendisiyle muhabbet bile ediyoruz. Hani derler ya telefonla konuşuyorum. Ben hakikatten konuşuyorum. – Siz iyice delirdiniz. Telefona bir milyar verecek kadar hem de… – Ne vereyim efendim. İnek, elma, pirinç mi vereyim? – Olur mu hiç efenim? Sulu yemek yapın.

Dil’im – 016

– Esprilerim yandı sandım bir an, onlar sağlam kalmış. Sanırım kozmosta siz kayıkçının sandalına bindikten sonra da kalacak efenim. – Valla ben o balıkçıya üç kuruş versem ne istersem onu yaptırırım. İpne parasız almıyor. – Fazladan para verin bari boğaz turu attırsın. Bol bol bozukluk sokun kıçınıza efenim. – Efendim g*t değil o göz yanlış bilgilendirmişler sizi. Ya da işinize geldiği gibi anlamışınız. Göze para koyuyoruz. – Tamam da göz ne kadar para alır ki? Öteki öyle mi ya! – Siz baya baya çeyizinizle gideceksiniz. – E her aradığımı bulamam ki orada. – Tabi baya bi' para almak lazım. – Kefen parası deniyor ya. – Zaten ***bank domuz kumbara yerine sizi kullanacakmış bundan gayri. ... – Beni bırakın, gidersem sizin değilim, gelirsem s*ksinler. – Bence büyük konuşmayın. – Bayrağı nereye koyayım? – Bence yakın bir yere koyun, daha çok lazım olur. – Altıma koyayım bari de çalınmasın. – Kayıkçıya verirsiniz belki, kim bilir? – Siz hala yanlış fikri ...

Dil’im – 015

– Şuradan bana bir bölüm seç de okuyalım. – İlahiyat. – Açıktan ilahiyat mı okunur yahu? – Niye lan, okumak için de mi kapanmak icap ediyor?