Sözün Can Yücel'e ait olduğu rivayet edilir. Söylentiye göre bir programda Duygu Asena, Nazım Hikmet'e " kartpostal şairi " demiş, bunun üzerine Can Yücel de telefonla programa katılmış ve "kart sensin postal da sana girsin" demiş. Böyle bir çıkış delidolu, küfrü esirgemeyen Can Baba’ya aykırı düşmüyor. Böyle bir olayın yaşandığına gözüyle tanık olduğunu söyleyenler bile var. İnternet artık en önemli bilgi kaynağımız ama yanlışın yayılmasının da bir numaralı kaynağı. Edindiğimiz verilerin sağlamasını mutlaka yapmamız gerekiyor. Yoksa zor durumlara düşmek işten bile değil. Buna özen göstermeyen köşe yazarlarının nasıl rezil olduğuna da tanık oluyoruz. Üstelik yaratılan gaf da internet sayesinde ışık hızında yayılıyor. Örnek; Nazlı Ilıcak, Mevlana’ya ait diye Can Dündar’ın yazdıklarını köşesine taşımıştı. Duygu Asena 2004 yılı ortalarında Vatan’da “Kart ve Postal Hikayesi”ni doğru olmadığını açıkladı. Yazısında " ...1950 sonrası yazdıkları, Saman Şarı...
Sümbülzade Vehbi, 18.yüzyılda yaşamış bir şahsiyet. Tevatür odur ki bir gün padişahın huzuruna çağırılır. Hiç işi gücü olmayan, durduk yere kaşıntısı tutan padişah kendisine "bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der. İşte bu buyruğun ardından, tamamını yayımlamakta hicap duyup, bir beyitiyle yetindiğim şiir ortaya çıkar. " Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can. " Bahsi geçen şiir, muhtemelen 20. yüzyıl eseridir. Hemen hemen her namlı müteveffa şairin mezarında fır dönmesine sebep olabilecek böylesi "fake" şiirler mevcuttur. Örneğin; Neyzen Tevfik'e mal'edilen "Ne Ararsın Tanrı ile Aramda" gibi. Söz konusu şahsiyetin III.Selim'e sunduğu bir dîvan vardır. Fakat bu divanın, internet sitelerinde dolaşan ve pornografik öğeler taşıyan şiiri kapsadığına dair elimizde hiçbir delil yoktur. Üstelik edebiyat merak...
Silah Arkadaşlarım Sis bürülü dağlar Şimdilik benim evim Fakat benim evim ovadır Ve hep öyle olacak Bir gün döneceksin Vadine ve çiftliğine Ve bir daha yanmayacaksın Silah arkadaşı olmak için Ateşin vaftiziydi Yıkıntıların içinde Savaşın öfkesi yükseldi Acılarınıza tanıklık ettim ve canımı çok kötü yaktılar Korku içinde ve alarm çaldığında Terk etmediniz beni Silah arkadaşlarım Bir sürü farklı dünya var Bir sürü farklı güneş ve tanecik dünyamız var Ama bambaşka birinde yaşadık Şimdi güneş siktirip gidiyor ve ay yükseliyor Elveda dememe izin verin Her erkek ölmek zorunda Ama yıldızlarda yazılıdır ve avuçlarınızın her satırında Biz savaşan ahmaklarız Silah arkadaşlarımızla Çeviri : Çağlar Simsoy