Kayıtlar

Rebekka Karijord - The Noble Art of Letting Go

Resim
“ It´s two steps forward, three steps back again I´ll turn my face against it I won´t run Courage and belif are my redeems No one else can rescue me it seems ” (Wear It Like a Crown) Albüm 2009 yılında piyasaya çıkmış. Bense bu sene tanışma şansı buldum. Bir önceki tanıtımıma göre, “unplugged” sayacağımız türden. Piyanonun hâkimiyetindeki sade altyapı mükemmel vokalle tamamlanıyor. Zaten Rebekka Karijord şarkılarını dinlerken daha fazlasını talep etmiyorsunuz. Müziğe yakından bakmak isteyip kulaklıkla dinlerseniz, vokal soluğunu da duyabiliyorsunuz. Bu soluğun düzenliliği, kendisini zaman zaman enstrüman gibi gösterirken, mix-mastering’e pek fazla iş düşmediğini hissettiriyor. 1976 yılında Norveç’te doğan Rebekka Karijord’un bu yazıyı hazırladığım sırada aktrislik geçmişi olduğunu öğrendim. Birkaç dizi ve filmde önemli sayılmayacak roller almış. “İlk bakış”ta en çok dikkatimi çeken parça, “Paperboy” olmuştu. Albümün açılış ve kapanış parçası “Wear It Like a Crown”, daha ilk...

Minik 1

Konuk Yazar: Jülide Simsoy Göğüş Uzak kentlerde bir gün Yalnızlığına ağlarsan ağlarsan Minik Beni anar mısın? Bahar meltemi saçlarını okşar Gözlerin uzaklara dalar Gönlün bir hoş ürperir Yüzüne yağmur yağarsa Minik Bana yanar mısın? Karanlıkları bir tren yırtar, Oturduğun balkonda geceleri Yıldızlar sana bakar bakar da Göz kırparsa Minik Beni sorar mısın? Büyük acılarla dolu Dönülmeyen diyarlarda olsam Minik Beni arar mısın? 22.Ekim.1968..İst.

Zamirler

Kış yaşayan Dal gibi Bir zamanların Şenlikli Şirin evi Sen gittin Ben gittim O… Artık Ben, sen, o Bizsiz onlar.

Yanılsamalı

Bahar bir de yaz diye İşim değil emir kipinde Karnımda, göğüs kafesimde Dolaşan o tanıdık sızı Sahte aşk rahatsızlığı

En Sonbahar

Yine o mevsime geldik, aşksızlığın rutubetli mevsimi Yürek kalsiyum alarak koruyamaz kendini Sızlamasının da budur sebebi yaşlıdır, romatizmalıdır Gençlik de bilgelik de pahalı Bilgelik gençlik fiyatına Sevimsiz buruşuk bir çocukluk satın almayanlara.

Kasımın Konuşma Çizgisi

— Kapıyı niye o eliyle kilitlemiyor da öbürüyle kilitliyor. — Bilmem, solak ya o yüzdendir. — Bir insan bu kadar solak olabilir. * * * — Nesnelerin ne olduklarına değil işlevlerine baksak; lambanın açma-kapama anahtarı vardır. Lambaya giden elektriği kestiği için anahtardır. Neyse... Saçmalayacağım besbelli, iki saattir beni konuşturuyorsun bu kafayla. Sus desene. — Ya boş ver rahat ol. Başka şeyler düşün… Düşünme… * * * — İnsan otistiktir. Sanatçıysa bir çıkış yolu bulmuş demektir. Örneğin müzikle anlatmaktadır. Sanıyorsunuz ki anlatabildikleri yazı, söz kadar belirgin değil. İyi bir dinleyici olsan bunu söylemezdin dedim. — Ne dedi ki? — Gıygıycısın sen. * * * — İçinde çocukça duygular azaldıkça büyürsün. — Hangisi iyi, hangisi kötü nasıl bileceğiz? — Yaptığından utanıyorsan büyümüşsündür. Sakın utancı tartışma, ne olduğunu çok iyi biliyorsun. Zaten ortak noktada başlamasak zordur. * * * — Ne görüyorsun? — Bir beden. — Giy onu. * * * — Neden gidiyorsun? ...

Thievery Corporation - The Cosmic Game

Resim
" So let's start by Making it clear Who is the enemy, here " (Marching the Hate Machines) Thievery Corporation, 1995 yılında resmen kurulmuş. Bu ismi “Hırsızlık Şirketi” diye çevirebiliriz. Çalışmaları sampler tekniğine dayandığı için bu ismi almışlar. Washington DC'de yaşayıp birbirlerini bulan iki dj, Rob Garza ve Eric Hilton grubun iki ana elemanı. Grup, elektronik üzerine temellendirdikleri çalışmalarda dub, acid jazz, reggae, Indian classical, Middle Eastern ve bossa nova elementlerini kullanıyor. Elektronik müziğin soğukluğunu aşmada başarılı olduklarını söylemeliyim. Grubun en son albümü, 2011 haziran tarihli, “Culture of Fear”. Hem isminden hem de albüm kapağından duruşları hakkında ipuçları yakalamak mümkün. Fakat sonuncu albümleri yerine, benim için tanışma çalışmasını olan “The Cosmic Game”i sizlere tanıtmayı tercih ettim. Hilton, “belki politik görüşlerimiz çoğu harcore punk grubundan daha radikal ama gerçekten neler yapabileceğimiz konusunda ço...