Kayıtlar

Uydurma Sözcük Öbekleri Antolojisi 1

Resim
Bugün Twitter’da doğumunun 100. yıldönümü nedeniyle İlhan Berk adına tag ı açılmış. Ne güzel! Şairlerimizi anıyor, güzel şiirlerini paylaşıyorlar sanısına kapılmakla ne büyük hata ettiğimi anladım. Paylaşılanların çoğu uyduruk söz yığınlarıydı. Birkaç örnek vereyim: “AkIa geIen, başa geIir diyorIar ya, yaIan! ÖyIe oIsa, miIyonIarca sen düşerdi başıma...” “Uyuyunca geçmez, geçerse uyursun.” “Gel diyemiyorum ama bekliyorum...” “Senin bakışın hangi şiire benzer? Kime uyur, dokunur, sarılır bu kalp? Hangi insanda rastlanır sana? Gel ve anlat... Senden baskası nasıl sevilir ? Bilmiyorum ben…” “Sana içimi döksem, beraber toplar mıyız?” “o kadar içten gülüyordun ki, içini kıskandım. için olmak istedim. gülüşünden öpüyorum.” Şunların paylaşanların evinde, şairin bir kitabı var mıdır? Sanmam. Olsaydı bu uyduruk sözleri paylaşmazlardı. İlhan Berk’in nice güzel şiiri varken nasıl oluyor da bu uydurmalar elektronik dünyayı dolduruyor? Suçu Google’a atmak isterdim ama “İlhan B...

Sert Ünsüz, sayı 13

Biz Burada Yabancıları Sevmeyiz

Resim

Tarih / Bilim ve Paranın Gölgesinde

Resim
"Nasihatle başlayan Hikayelere, Şifacılar dan Büyücülere, Büyücülerden Krallara, Krallardan Fikirlere, Fikirlerden İmparatorluklara, İmparatorluklardan Bilim ve Paraya, İnsanın esaretinin kaderleşen yolcuğu üzerine..." Acemi Ocağı'ndan sevgili Murat Bayhan dostumuzun tarih üzerine hazırladığı video. İçeriğinde adımın geçmesi ayrıca sevindirici. Teşekkürlerimi iletiyorum.

Yanıtlamaktan yorulmayın

Resim
Krzysztof Kieslowski'nin Dekalog (jeden/1) filminden.

Sert Ünsüz, sayı 12

Güzeller güzeli mayıs ayını yeni sayımızla selamlıyoruz. Fanzin hazırlanırken seçim yarışı başlamıştı. Son 20 yılda, yerel, genel, referandum derken tam 13 kez seçime gitmişiz. En azından iki ay öncesinden gürültü patırtısı başlamış olsa iki yılımız seçimleri konuşmakla, tartışmakla, izlemekle, okumakla geçmiş demektir. “Yüce millet” olarak seçmeyi pek seviyoruz. Seviyoruz da neyi seçiyoruz? Kim(ler)i seçersek seçelim, yönetime katılmamayı seçiyoruz. Yasama ve yürütmede biz yokuz. Neden? Seçtiklerimiz bizden daha yetenekli, akıllı, kültürlü, bilgili, yetkin değiller. Öyleyse neden bir avuç insanın bizi temsil edeceğine inanıyoruz? Demokrasinin karikatürü olan temsili demokrasinin sonu çoktan geldi. Farkına varmamız için bakıp görmemiz yeterli. Çağımızın olanaklarıyla doğrudan demokrasinin yollarını aramamız gerekiyor. Seçime değil, yönetime katılmak zorundayız. Geleceğimizi, ne kadar güvenilir bulursak bulalım, başkalarının ellerine bırakamayız. pdf olarak indirmek için tıklay...

Çocuklar İçin Dövüş Kulübü

Resim