Uyduruklarla Savaş 9 - Şairler Öldükten Sonra Güzel Şiir Yazamıyor

Şairler Öldükten Sonra Güzel Şiir Yazamıyor

Yerleşmiş tuhaf bir geleneğimiz var. Namlı şairleri doğduğu ve öldüğü günlerde anıyoruz. Şairin fotoğrafı, üstüne bir şiiri, oldu bitti. Onlarca insana gönderilen ruhsuz kandil mesajlarına benzese de sorun değil. Şairin kitabını açarsınız, beğendiğiniz bir şiirini paylaşırsınız. Küçük bir çabayla, çok gerekli olmayan bir "zorunluluğu" yerine getirirsiniz. Bunda sorun yoksa, nerede var.

Sorun; internetin kılcal damarlarına kadar sızmış olan uyduruklarda. Birilerinin yazdığı sıradan tekerlemelerin, uydurukların altına bir şairin isminin yazılmasında... Sorun desem de adı sahtekarlıktır.

9 Ocak, Cemal Süreya'nın ölüm yıl dönümü. "Öyle birini sevin ki" isminde, şiir diyemeyeceğim bir "şey" gözüme ilişti. Altında Cemal Süreya'nın adı vardı. Bu utanç verici paylaşımlar, niyet iyi olsa da şairin anısına hakarettir.

"Şey"in tamamı yazının altında. Bakalım:

"Öyle birini sevin ki,
Yüreğinin solda attığını hissettirsin,"

Daha ilk satırda anlaşılıyor: Bu bir şiir değil, şiiri taklit etmeye çalışan, şiire özenen düzyazı kırıntısı. Bağlaçlardan sonra virgül kullanılmaz. Cemal Süreya bu kuralı birkaç kez şiir ve yazılarında -bilerek- bozar. Fakat "ki" bağlacından sonra noktalı virgül hiç koymamıştır. Bu "şey"de ise bu kural, cahillikten çiğnenmiş.

Bir cümleyi kesip alt alta yazmakla şiir yapamazsınız. Şiire benzesin diye "öyle birini sevin ki" tekerlemesi her "kıtanın" başına konmuş. "Sevin", sevmek fiilinin emir kipinde çoğuludur. Oysa hitap edilen "yüreğinin", "yoldaşın" sözcüklerinde görüldüğü gibi tekil. Dil daha baştan tökezliyor.

"Ekmeğini eşitçe bölüşebilsin yok olanlarla."

Düzyazı olarak bile "zayıf not" alacak bir cümle. "Ekmeği olmayanlarla" demek istemiş sanıyorum. Yok olanla ekmek bölüşülmez. Devrik cümle şiir değildir.

"Geride duracağına,
elini tutup en öne çıksın senin ile kalabalıklarda
Tv başında yorum yapacağına, orada olmalıyız desin…"

Geride durmak kötü, öne çıkmak iyi. Etik, politik, psikolojik bir derinlik yok. TV başında yorum yapmak kötü, "orada olmak" iyi. Orası neresi, neden orada olmalı bilemiyoruz. Eylemci mi reklam mankeni mi, anlayamıyoruz.

"Umudu iki kişilik olsun,
acıdığı için değil yardım etmek istediği için
'diz çöksün' başkasının önünde.
Suyunu ekmeğini paylaşsın"

Umut, konser bileti midir de iki kişilik olsun. Burada az sözcükle çok anlatmaya çalışıp paldır küldür yuvarlanan bir acemi görüyoruz. "Acıdığı için değil istediği için yardım etsin, diz çökmesinin amacı da yardım etmek olsun" demek istiyor sanıyorum. Eline yüzüne bulaştırıyor. Yardım etmek için diz çökmek gerekmez. Bu, yardım eden ile yardım edilen arasında aşağı-yukarı ilişkisi kurar. Kendini burada ele veren birinin, suyunu ekmeğini paylaşmasının pozdan ibaret olduğunu düşünebiliriz.

Derdini anlatma yetisinden yoksun bu "şey"i Cemal Süreya'nın yazdığına inanan, Cemal Süreya'nın şair olmadığını kabul etmeli. Ya da bu "şey"in, şairin anısına büyük hakaret olduğu görülmelidir.

Bu tür metinler okuyan-paylaşanla, şiirle ve şairle alay eder. Bir olumlu yanı vardır, paylaşanın cahilliğini ortaya çıkarır.

Not: Metinde soru işaretinin kullanılmayışı bilinçli bir seçimdir.




Bu blogdaki popüler yayınlar

Sümbülzade Vehbi'nin Sahte Şiiri

Şahnâme’den Rapunzel’e Uzanan Bin Yıllık Saç

Dire Straits - Brothers In Arms (çeviri)