Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Eflatun Solmaz - Chickpea

Resim
They're all gone... left me with the thoughts I spawn. No one dared to thread the line from that moment into mine. Our book’s been penned, the page is turned. Where can you run when the bridges are burned huh? What’s left of us is history let it be told in poetry. Was it fate, that heat and flame would roast your seed and change your name— to chickpea now. No root, no tree just cracked and dry, a memory. You felt the pain beneath your skin. But not yet where the bones begin. It’s coming still, the break, the snap go on and run, you’ll hit the trap. Rolling, falling, frying pan you meet a comrade, lift your hand. But hear instead: "go love another, find some peace, forget this brother." No matter how we screamed and shook we broke apart, tectonic crook. How many chances how many ends one from the east, one Rome defends. Once more we walked through shattered land got covered in dust, hand in hand. Remember hearts beat side by side thump-thump-thump, thump-thump. No place to...

Eflatun Solmaz - Bohem

Resim
  yanlış anlıyorum diye bağıran salak bir bakış deler içimi hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma okunsa da olur unutulsa da hiç açılmamış yapraklarda solsa da en iyi yaptığım iş satılık değil alıcı çıkar kiloya sayar olsun olsun iki ekmek parası neden şair olayım neden yazar dilensem ya sapasağlam adam hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma okunsa da olur unutulsa da hiç açılmamış yapraklarda solsa da

Eflatun Solmaz - Köle

Resim
  Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat, salaksın. Dostluklar ısınıyor içimde, transistörler gibi... Zorunlulukların ve arzuların dilek şart kipleri. Hikayedir hayatın, sığlarda oynar durursun. Bakmaya korkar, baksan boğulursun. Adın gibi bildiğin döngü. Tırnaklarının arasında, içinden çıktığın toprak. Kendini hür sanırsın. Hür doğdum diye, kasım kasım kasılırsın. Anneni tanırsın, gerçeği anlarsın. Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat, salaksın. Dostluklar ısınıyor içimde, transistörler gibi. Zorunlulukların ve arzuların dilek şart kipleri. Bakıyorum önümde, gözümün tam önünde akıp giden öyküye. Boğuluyorum... Adın gibi bildiğin döngü. Tırnaklarının arasında içinden çıktığın toprak. Kendini hür sanırsın. Hür doğdum diye kasım kasım kasılırsın. Anneni tanırsın, gerçeği anlarsın. Ya salağa yatarsın. Ya nereye yatarsan yat... salaksın.

Eflatun Solmaz - Cosmic Whims

Resim
  I'm starting to fear the break of day. The universe ain't got a steady way. If I could just grab hold of its stem, I'd drag it around like a candy gem. Oh, my aching head, what a mess! I’ve landed in a cosmic guess. Came back from my astral flight, Wallet gone — what a sight! They came in herds, they came full force. Piling on without remorse. “get the atom, sure” I say “But what’s sub it, anyway?” Mercury's retro, Venus's metro, Pluto's little fuss, North Node connections, Jupiter-Uranus, all about us! Stars are shifting signs, they're movin' for your love life's sake, Like the whole damn universe has got no better game to make. Man, are you insane? Take your brain, shove it wherever, feel no shame. You can believe in any crap, just don't try selling it to me, that's the aim. They found the big secret, wrote a book, sold millions more, Fools call it virtue, but it’s just cash in store. Thought they’d crack the universe’s vending machine co...

Uyduruklarla Savaş 7 - Mark Twain Uydurukçusu Film

Resim
"It ain't what you don't know that gets you into trouble. It's what you know for sure that just ain't so." “Sizi derde sokan, bilmedikleriniz değildir. Doğru bildiğinizi sandığınız ama gerçekte yanlış olanlardır.” Bu sözün hem İngilizcesini hem de Türkçesini yayan sosyal medya hesapları var. Altına atılan imza ise Mark Twain. Kaynaksız alıntılar güçlü birer uyduruk adayıdır. Mark Twain bu sözü söylemişse, önce kitaplarında aramak gerekir. Hiç kimse yazarın kitabını okurken bu söze rastlamış ve paylaşmış değil. Uyduruk virüs gibidir, kendi başına çoğalamaz; bir taşıyıcıya yani paylaşımcıya gereksinim duyar. Paylaşan, paylaşımı için kaynak aramaz. Kaynak yok ama bu kez güçlü bir dayanak var: Bir film. 2015 yapımı The Big Short (Büyük Açık) filmi bu sözle açılıyor. Altında da Mark Twain ismi var ama film de bekleneceği üzere kaynak belirtmiyor. Konuyu araştırırken quoteinvestigator.com sitesini buldum. Sitenin konuyla ilgilenmesi işimi kolaylaştırdı.  Bu kayna...

İsm-i Mahfuz Şiiri Üzerine

Resim
  İsm-i Mahfuz Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kabusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım? Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi, sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında? Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede, Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Çağlar Simsoy İsm-i M...

Eflatun Solmaz - İsmi Mahfuz

Resim
  Perim nerede? Yalnızdım, koynuma girdi. Düşüm nerede? Uyandım, kâbusum oldu. Korkum nerede? Dostun yüzüne yerleşti. Erdemim nerede? Anahtar deliğinden kaçtı. Kocaman omuzların, görünmez ardın. Sonsuz ufkumda, yalnız sen varsın. Sen misin bir tek benim varlığım. Çocuk gibiyim, merak ederim. Aşkının nemi sırılsıklamım. Çekil göreyim, daha olmalı. Yana eğildim, sağa ve sola. Çekil göreyim, ne var ardında Bir ışık sanki, belli belirsiz. Gördüm ya durmam, ona giderim. Senin varlığın, beni gereksiz… Tadına doyulmaz gündüz rüyası. İçinde bir masa, uçsuz bucaksız. Bin bir çeşit tat, saymak imkansız. Aldım çatalı, batırdım ele. Boş heveslere, dalmayayım diye. Çatal batıyor, canım yanmıyor. Yanmadı canım, sıkıldı ama. İşte sunduğun bu sahte sofra. Seni sevmişim, ardında hiçlik. Seni tatmışım, tadında hiçlik. Sevgilim nerede? Yarin altın yüzüğünde. Şiirim nerede? Çaresizliğime gömdüm. Aklım nerede? Sabah ezanı sattım. İnancım nerede? Bütün evrene saçtım. Söz: Çağlar Simsoy

Sonsuz Sürgün Şiiri Üzerine

Yazan: Cihat G. Polat "Sonsuz Sürgün", dairesel bir zaman algısı üzerine kurulmuş, sürgün halini coğrafi bir yer değiştirmenin ötesinde varoluşsal bir durum olarak ele alan yoğun bir metindir. Yapısı, lineer bir başlangıç ve sondan ziyade, sürekli bir döngüyü andırır. Şarkıyı çerçeveleyen ve nakarat işlevi gören ilk ve son kıtaların tekrarı, sürgünün bitmeyen, daimi doğasını mühürler. Kısa, 4-5 hecelik dizeler ise bu sıkışmışlık hissine bir tür "nefes darlığı" ritmi kazandırır. Metnin merkezindeki dönüşüm, sürgünün "bir kuşa dönüşmesi"dir. Ancak bu kanatlanma, bir özgürlükten çok, acı bir metamorfozdur; kuş, neşeyle değil, “acı acı” şakır. Uçmak bir yara, ötüş ise bu yaranın sesidir. Bu durum, yurt kaybının trajik takasını da beraberinde getirir: somut, köklü "anayurt" yerine, soyut ve ele avuca sığmayan "gökyüzü" alınır. Bu gökyüzünün "bir avuç" ve "pırıl pırıl" olarak betimlenmesi, sürgünün paradoksun...

Eflatun Solmaz - Sonsuz Sürgün

Resim
  Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Şarkılar hastalığındır, dinleyici doktor, şairse hemşire. Taşlardan seken, baharda titreşen, kiraz goncasında, kan ve öfkenin sesi, o benim. Sen! Önümde doymamacasına, durmadan tıkınan. Bitimsiz iştah, gözlerinde parlayan. Sen! Nasıl yaşadın ve ne gördün. Asla, asla sen değildin. Bu gece dolunay ve ben düşlerimde, yine başka bir yere gideceğim. Gelecekte, herhangi biri olabilirim. Sürgün, evinden uzakta, alacakaranlıkta, bir kuşa dönüşür, acı acı şakır. Sonsuz sürgünde, anayurdun yerine, gökyüzü alırsın, bir avuç, pırıl pırıl. Söz: Çağlar Simsoy

Faktotum şiiri üzerine

Faktotum: Modern Hayatın Boğultusu ve Sessiz Çığlığı Yazan: Cihat G. Polat Eflatun'un "Faktotum" başlıklı şiiri, modern bireyin yaşadığı yabancılaşma, döngüselik, çaresizlik ve bu çaresizliğe karşı gelişen içsel çığlığı konu alıyor. Gerek dize yapısı gerekse dilin doğrudanlığı ile çağdaş şiirde nadir rastlanan bir sahicilik barındırıyor. İsim olarak "Faktotum"un seçimi ise sadece başlık olarak değil, bir kavramsal omurga olarak da şiirin tamamına yayılıyor. "Faktotum"un Kavramsal Yükü Latince kökenli "faktotum" kelimesi, "her işi yapan kişi" anlamını taşır. Bu anlam, şiirde anlatılan bireyin durumuna ironik bir şekilde tezat oluşturur. Çünkü şiirin ana karakteri, sistem içinde kaybolmuş, kendi kararlarından çok başkalarının haritalarına uyan bir figürdür. Charles Bukowski'nin aynı isimli romanına da dolaylı bir gönderme barındıran başlık, bireyin varoluş çabasının sistem içinde nasıl boşa çıktığına da dikkat çeker.   Tema: Mo...

Eflatun Solmaz - Faktotum

Resim
  Geçtim dediğin yolların, haritası çıkarılmış. Bir cümle için boşa, kaç soluk harcanmış. Gündüz çalış, akşam yitsin harçlığın. Üfleyerek havaya, işeyerek suya karışsın. Beklediğine değmez, kendinden başkasını, göremeyip sevemeyeni. Yürü git yürüyebildiğince, elinden geleni ardına koymayana, film karesinden fırlayana, bir geçerken uğrayana, ağlayışı, yalana. Tükürür gibi anar adını, kaldırımda kurur gidersin. Aynadaki zavallı, gölgen zavallı. Kimden çıkmışsan, senden çıkacak o. Yumurta veren, gezen kıçtan yararlı.

Conan Jarenquill - Framed World

Resim
  What lights the dark inside of me Is a world with corners four. I stare until my eyes do bleed— Yet I can't reach its door... This cinema, far too near, I breathe its every scene. Wherever I move my head, The same film is seen... Even if I’m not inside, I can’t escape outside. Until the film ends, I can’t leave my seat... I am in the scream of a child, awakened by fear without cause. Crashing into the wall, falling to the ground, I vanish at the speed of sound...

Eflatun Solmaz - Dilucu

Resim
    Dört duvardan seker huzur istemeden akla gelir. Eskimiş yüzler bile özlenir. Kim bilir kaç kalem dile getirmiştir. Ölüm, unutulmak değilse nedir? Yalnızlık hastalık, aşk gibi sıtma, yaz sıcağında. Sözlüğünden sözcükler gün be gün silinir. kim bilir kaç kalem dile getirmiştir ölüm, unutulmak değilse nedir Kolay sorulara güç yanıt verilir Dizine yatmayan bilmez, o ne zor sevgilidir. Söz: Çağlar Simsoy

Eflatun Solmaz - Kalemcik

Resim
  Vahşileşen şairsin konuşmayı unutup satırlarda anlatan Kan kardeşiyiz senle benden başkasına yok biliyorsun ki faydan Usluluğuma bakma ahlaksız değil isem olanaksızlığımdan Kelimeler oyuncak çırakken kalfa olup pişirildiğimiz an Benim yüzüm yüzündür benim sesimse sesin ellerim anca belan Mitolojiye tapma hayal satana kanma düşmanımdır şarlatan Rahat durmam bilirsin hemen oyun oynarım cüppe bulduğum zaman Söz: Çağlar Simsoy

Eflatun Solmaz - Yankık

Resim
  sefilleri kandıran umut, sinsi bir düşman. önüne şeker getirir, komaya girene kadar, yedirir de yedirir. varla yok arasında, bir oluş silsilesi, önüne katıp sürüklüyor. utanmak bu evrenin, neresinden geliyor. öteki de kim oluyormuş, kendi evindeymişcesine, kafanda dolaşıyormuş. inanıp eksiksizliğine, pişmanlıktan eser yokmuş varla yok arasında, bir oluş silsilesi, önüne katıp sürüklüyor. utanmak bu evrenin, neresinden geliyor. tasarılar listesi, geniş zaman kipinde, sıradakiyse hikaye. başarısızlık ne kolay, avutan dostlar içinde. Spotify'da Dinle

Mücevher D - Dile Benden Ne Dilersen

Resim
  Dile benden ne dilersen ey gözleri benden öte.. uzaklara dikili sesimi duymayan sevgili Emanet aldığım sözlerle şiir (şiir) yaptım sana Taksana boynuna, yakana, saçına... Günahımı işledim. İlk defa dedim: istiyorum Dilersen… ki dilemezsin Eğer dilersen… Ama dilemezsin... Dile benden ne dilersen Sıfırı tüketmiş benden Sana utancımdan vereyim Beş para etmez dizelerimden iste yanlışlığımı biriken özlemlerimi... Günahımı işledim. İlk defa dedim: istiyorum Spotify'da Dinle

Eflatun Solmaz - Adı Nedir

Resim
  Adı nedir... Defter açık, kalem eldeyken çaresizliğin. Yolda yürürken, dostlarla konuşurken, meşgulken... Adı nedir, söylenmesi gerekenleri bilip de dilsizliğin. Susa susa hissetmeyi bile unutmanın. Okurdan çok yazarı olan memlekette, kalem olmanın anlamı nedir. Başkaları yaşasın diye yaşamanın gereği nedir. Kaybolacakken durduğunda Yürümekten kim vazgeçebilir. Adı nedir, susuzluktan çatlayan ruha cebindeki birkaç notayı serpmeyi akıl edememenin. Bir yığın ki taşınıyor ötelere berilere Yollar büyüdükçe büyüyor Sonu gelmeyen seyahatlere çıkmak, dönüşsüz, geçişli edilgen de olsa bir çatıya hasret. Başkaları yaşasın diye yaşamanın gereği nedir. Kaybolacakken durduğunda Yürümekten kim vazgeçebilir. Adı nedir, susuzluktan çatlayan ruha cebindeki birkaç notayı serpmeyi akıl edememenin. Spotify'da Dinle

F La Tune - Anadolu

Resim
  Kaç tanrı gömmüşsündür tiranlar dişinin kovuğunda Birkaç asık suratlı heykel kalmış bir de korkular kıyıya vurmuş çocukların son rüyalarında Sert bakışlar atmışlar bağırmışlar çığlığa dönmüş hırsları Bedenleri yuttuğu gibi yutmuş toprak sesleri Kaç tanrı gömmüşsündür tiranlar dişinin kovuğunda kıyıya vurmuş çocukların son rüyalarında Anadolu kazmayı vurduğun her yerden çıkar ölmüş tanrılaaar. Birkaç asık suratlı heykel geriye kalan. Kendini ebedi sanan tiranlardan. Spotify'da Dinle

F La Tune - Filofos

Resim
  Ne çocukça işler! isim dediğin nedir? Kullanır atarım, yenisini açarım. Vay benim ismim, vay benim, ben, diye zırlamak niye? Benim diye yırtınacaktın, niye günlerce çene çaldın. Adını ak çiçekler üstüne yazan çıkar mı yine? Değerli olanı anlamayan en büyük nankör sensin. Sesinin yankısı diner, kafalardan silinir sözler. Rutubetli sığınağında kokuşur, unutularak çürür bitersin. Vay benim ismim, vay benim, ben, diye zırlamak niye? Benim diye yırtınacaktın, niye günlerce çene çaldın. Adını ak çiçekler üstüne yazan çıkar mı yine? Değerli olanı anlamayan en büyük nankör sensin. Sesinin yankısı diner, kafalardan silinir sözler. Rutubetli sığınağında kokuşur, unutularak çürür bitersin.  

F La Tune - Metronom

Resim
  "Sen de serserisin Bir sarhoş..." Ne yaparsan yap, uzam var, sürek var, kütlen var. Adını değiştirsen de seni kendine çeken var. Yanıcı mısın? Yanmak var. Her kahramanın ardından, bir zavallı bakar. Sıva döküldükçe, yanılgı ortaya çıkar. Suça bak! Suçu başkasına at. Sütten çıkmış ak alçak. Ne günah, ne günahkâr Ne tövbe, ne tövbekâr Kâr, hep kâr. İnsan da neymiş. Neymiş..? Kesele, göm gitsin. İnsan yok, kâr var. Günah, kâr Ne günahkâr Tövbe, kâr Ne tövbekâr yalnızca kâr. Tembel değil, yeteneksizsin. Korkak ya da görmez veya aptal. Belki de zavallı, zavallı bir kölesin... Hayvanını besle. Suçu at başkasına. Ne tövbekâr, ne günahkâr. Metronom gibi, bir o yana, bir bu yana. Suça bak! Suçu başkasına at. Sütten çıkmış ak alçak. Spotify'da Dinle

F La Tune - Hayat Pınarı

Resim
  Kolumdan sürükleye sürükleye getirdi beni birisi. Tuvalete gidemez... tek başına kendisi "Bak" dedi, "teşekkür et bana" "Hangi yoldaşın sana böyle nimet gösterdi? Bu su akar ama neye yarar? Bu sudan bir yudum alan, yaşadığı kadar tazelenir. Kana kana içelim diye geldik suyun başına. Ömrümüze katacağımızın yanında asırlar mevsim, çınarlar süs bitkisi gibi kalıcak" Bir kuş şakıması işittim Kaldırdım başımı göremedim Öyle sıktı ki ağaçlar, güneş yere değmiyordu. Yapraklar yemyeşil, yapraklar kıpır kıpır, hayat dolu... Baktım arkadaşımın yüzüne, o güne kadar geçirdiği ömrüne. "Yapma" dedim "yazık etme bana. Bildim ya hikmetini, içim kavrulsa da değdirmem dudaklarımı bu suya." Duyunca sözlerimi yoldaşım, şaşkınlıktan donakaldı. Nankörlüğüme nice küfretse azdı. "KEŞKE" (keşke) dedi, "yanımda başkası olsaydı. Hediyem karşısında sarhoş, boynuma atılırdı" Dedim, "saadeti de acıyı da tattım. Ömrüm oldukça tadacağım. Bin...

F La Tune - Otoban

Resim
  ah yalan dünya ah zalim dünya yanaklarından kan damlayan çocuğum dünya. çağırıyor al beni dercesine gözlerime ta içime bakıyor yaz güneşi gibi cayır cayır yakıyor ah ah şu gurur denen nesne diyemedim, diyemedim söyleyemedim eriyordum toprağa karışıyordum çiçek açıyordum mağrursam da içim paramparça derimde bir çizik olsa dağılacağım havaya karışacak zehir olacak kederim ah ah şu gurur denen nesne diyemedim, diyemedim söyleyemedim eriyordum toprağa karışıyordum çiçek açıyordum boş ver geçti gitti geçtim, gittim... Spotify'da Dinle   .

F La Tune - Hediyem

Resim
  geliyor musun adımların duyuluyor zahmet buyur özlüyorum yaklaştın, yüzünü seçiyorum, gülüyorsun. Ben de gülerim ne var? sanki derdim, dünyalar kadar yaşam burada gel akışına bırakılan kıyıya vursun daha işimiz var yanı başımdasın şimdi ne mutluyum bilemezsin. gibisi fazla ya deli gibi özlüyorum doyasıya sarılamıyorum kanıma dokunuyor dün gece, saydım hepimizi. bizden, sekiz milyar kadar. çıkarsan, yokluğumu fark edecekleri sayının kılı kıpırdamaz öyle mi, dedim ben de inadına sonuna kadar yaşam burada gel akışına bırakılan kıyıya vursun daha işimiz var yanı başımdasın şimdi ne mutluyum bilemezsin gibisi fazla ya deli gibi deli gibi deli gibi özlüyorum doyasıya sarılamıyorum ya kanıma dokunuyor   Spotify'da Dinle   .

F La Tune - Kalander

Resim
  Şairmişsin güya, kimin umurunda? Görüleyim diye, uğraş dur. Tüylerin parlak, sözlerin, karadelikten... kara. Dönüp dolaşıp, aynı yere gelişin neden? Neden dönüp durur... bütün evren? "bahar kokularının peşine düşmüşken... arkamdan ağlıyor, kimliğimin, kıskanç, buruşuk teni" Şairmişsin güya, kimin umurunda? Görüleyim diye, uğraş dur. Tüylerin parlak, sözlerin, karadelikten... kara. Dönüp dolaşıp, aynı yere gelişin neden? Neden dönüp durur, bütün evren? "Atomlarına kadar ayırıp bulamadığın nedir? Oyun... Bir bedende buluşmak. Çıplaklık... Solda sıfır." Dönüp dolaşıp, aynı yere gelişin neden? Neden dönüp durur, bütün evren? Spotify'da Dinle  .

Mücevher D - Sarkaç

Resim
  zayıf yanım... yaram kaşınıp durursun olan... bana olur zayıf yanım yaram (kalbimde... kocaman) kaşınıp durursun olan bana olur (bana olur) en çok seni bana getireni seviyorum en çok (çok) seni bana (bana) getireni sevi... sevi... sevi seviyorum en çok (en çok) seni (tek seni) bana getireni seviyorum deli deli deli gibi işte yerim aynı ne işim var burada az daha biraz daha saatler tik... tak... işte (işte) yerim aynı (aynı) ne işim (ne) var burada az daha (daha var mı) biraz daha (az kaldı) saatler tik tak tik tak tik tak   Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Sen Ben Aşk

Resim
  koku yayılır burundan beyne sinirler çiçek çiçek açılır nerden gelir bu açlık ilk tadımda bağımlılık dudak dudağı arar parmaklar teni bedende bucak... bucak dolaşmalar, gezgin gibi terler karışır göğüs kafesleri buluşur yürekler diz dize konuşur kulaklar bir sese ayarlanmış gerisi ya duyulmaz... ya katlanılmaz hastalıK ilerlemiştir gökyüzü dar gelir sokaklar, köşe başları beklentidir telefonlar, kapılar, gözün aradığını vermeyen meydanlar düşman kesilir Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Çevrimdışı

Resim
  etinde duymadan acısın, hazzını, gururunu, utancını, yazan yalancı içinden geçmiş, tatmamış çocukça heveslerle, oyunlarla oyalanmış. hesap kitap işleri, bitmek bilmemiş. taş devri geçip gitmiş taşlar yerine oturmamış ölüm dediğin aslında çevrimdışı olmakmış Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Yürüyoruz / 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü

Resim
   gemileri yaktık... geri dönüş yok. arabalarımızın önüne engeller koydular. araçlarla gidemiyoruz ama ayaklarımız var. Yürüyeceğiz. sonuna kadar. bu bizim davamız bizim kavgamız bundan dönmek yok yok... "Yürüyoruz" gemileri yaktık. "Yürüyoruz" geri dönüş yok. "Yürüyoruz" yüz binler olduk "Yürüyoruz" bütün güzellikler emekçilerin ellerinden doğar "kim çalar?" güzellikleri "kim çalar?" alınterimizi "kim çalar?" geleceğimizi "kim çalaaaaar" bu, bizim davamız bizim kavgamız bundan dönmek yok yok... "Yürüyoruz..." gemileri yaktık. "Yürüyoruz" geri dönüş yok. "Yürüyoruz" yüz binler olduk "Yürüyoruz" geri ver "aldıklarını" geri ver "çaldıklarını." hırsızları... affetmek var mı yok biz... insan gibi çalışmak insan gibi, yaşamak istiyoruz. gelecek günler, daha güzel olsun, istiyoruz. bu... bizim davamız bizim kavgamız bundan dönmek yok Yürüyoruz... gemile...

F La Tune - Metal Tadı

Resim
  yediklerinde metâl tadı kulaklarında çınlama nereye dönsen yüzünü yine kendine bakarsın kirpiklerin kelebek kanadı çırpınırsın boşuna uçamazsın her akşam yaralı yatarsan bilirsin bunu her sabah geceye kalkarsan anlarsın boğazında bir yerlerde takılıp kalmıştır geridekiler bekler durur dostların sırtına vurur ama çıkmaz o düğüm renk değiştirir yüzün boğulur boğulur boğulursun yerini değiştirirsin karşında yine kendin göz göze geldikçe bakışlarını kaçırırsın kirpiklerin kelebek kanadı çırpınırsın boşuna uçamazsın her akşam yaralı yatarsan bilirsin bunu her sabah geceye kalkarsan anlarsın boğazında bir yerlerde takılıp kalmıştır geridekiler bekler durur dostların sırtına vurur ama çıkmaz o düğüm renk değiştirir yüzün boğulur boğulur... boğulursun Spotify'da Dinle  .  

F La Tune - Gözlemci

Resim
  bu gece sanki olduğundan çok anladım seni bilmesen de olur bilmesen de... [break] her yazdığımı (ben) sana sanırsın (ben, ben) okumasan da olur, (ben BEN ben) olur (ben?) (ya biz...) (ya biz!) (ya BİZ?) bakınca görürüm (...ay) dolunay gibi (...inanmıyorum) alnının berisinde (...şaka gibi) neler dönmekte bilmesem de (...tamam!) dönmekte bu gece sanki (lütfen) olduğundan çok (sözümükesme) anladım seni (bilmiyorum) bilmesen de olur (ama..?) bilmesen de   Spotify'da Dinle  .  

F La Tune - Anımsa

Resim
  pişmanlık rasyonel, denklemin bir yerinde... göğse inen pençe. acı duymamak için sağırlaş zorlanmayasın kovmakta eski sevgilinin hayaletini... çıkıp bir anda karşına aklını almasın gün gelecek biri gidecek biri kalacak kulaklarında sesi tellerin titreyişi çekiç, örs, üzengi Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Binlerce

Resim
  Bin Binlerce kez uyandım ne bitmez yolculukmuş binlerce yol binlerce yitirircesine zorlarken aklımı dinmek bilmeyen sayısız sesten anladığım: uyan ey uyuyamayan kaybolmuştu kelimeler bile.. sarhoş bir beynin, ücra hücresinde, yol alıyordum. sonsuz... ışıklara doğru öğrenemedim gitti yaşamayı. olsa öğrenirdim. yaşadığım... hep rüyaydı. bin... binlerce kez uyandım laf aramızda yasak meyve yokmuş. yediğim... meyve değildi ordan anladım resimleri vardı kafamda kasap dükkanında sergilenen bedenlerin bütün incir ağaçları yapraklarını verse yine de örtemem ayıp yerlerini öğrendiklerimin bıraktıkları yerde bulsunlar diye bekledim... unuttular orda topladım hakikatin besinini. o anki halim, ne gülünçtür kim bilir. bir hayal gerçeği ararsa ne bulabilir cevap sürpriz değil bilinir... Spotify'da Dinle  .

F La Tune - Bohem

Resim
   yanlış anlıyorum diye bağıran salak bir bakış deler içimi hangi işe-el atsam, çıraklıktan ustalığa, bir yalnızlık ki açlık sınırında. yazmak için aklındakini çok çırpınma... okunsa da olur unutulsa da... hiç açılmamış yapraklarda solsa da... en iyi yaptığım iş satılık değil alıcı çıkar kiloya sayar.. olsun olsun iki ekmek parası.. neden şair olayım neden yazar.. dilensem ya sapasağlam adam hangi işe el atsam çıraklıktan ustalığa bir yalnızlık ki... açlık sınırında yazmak için aklındakini çok çırpınma.. okunsa da olur unutulsa da.. hiç açılmamış yapraklarda solsa da.. Spotify'da Dinle

F La Tune - Kaç Yazar

Resim
  savruluşun sonu yok. çektiler mi altından bol bulduğun dünyayı düşmeye hasret kalırsın ciddiye alsan şakaya vursan kaç yazar. lif lif damar damar dökülürken için, dayanılmaz acın... sızı bile etmez. boş bir kabukla kalakalırsın. akışına bıraksan, diş tırnak tutunsan... kaç yazar? kaçyazar... "ciddiye alsan" kaçyazar... "şakaya vursan" kaçyazar... "akışına bıraksan" kaçyazar... "diş tırnak..." "tutunsan"   Spotify'da Dinle

Mücevher D - Coin

Resim
  içelim, kanserden beter yayılsın keder (şerefe...) kendimize geleceğimiz yok, içelim daha beter (sağlığına...) düştür düştür o da bi' görüştür her yaptığını koine dönüştür zat-ı şahaneleri bir tek kendisine acımakta (ben ben) beyni sulandıkça sağa sola saldırmakta (kim) düştür düştür o da bi' görüştür her yaptığını koine dönüştür dil kemikten yoksun fakat nedir bu halin zor dönmekte ağzının içinde söylediklerin düştür düştür o da bi' görüştür her yaptığını koine dönüştür Spotify'da Dinle    Bir de rock versiyonunu dinleyin:

F La Tune - Sarkaç

Resim
zayıf yanım yaram kaşınıp durursun olan bana olur en çok seni bana getireni seviyorum işte yerim aynı ne işim var burada az daha biraz daha saatler en çok seni bana getireni seviyorum Söz: Çağlar Simsoy Müzik: F La Tune Bu şarkının üç ayrı versiyonu var. Birincisi Drum and Bass tarzında. Klip Blender'da hazırlandı:     İkinci klibimiz, Battling Butler (1926) filmiyle oluşturuldu.

F La Tune - Çevrimdışı (Albüm)

Resim
Çevrimdışı On bir şarkıdan oluşan albümde sözler, Çağlar Simsoy'a ait. Çevrimdışı Sen Ben Aşk Binlerce Bohem Anımsa Gözlemci Hediyem Otoban Dilucu İyi Gelir Hayat Pınarı Albümü dinlemek için aşağıdaki linklerden birine tıklayın. YouTube'da Dinle Spotify'da Dinle